Araf…

Araf,beklenilen yerdir..Öyle bilinir ama ürkütücü hikayeleri vardır..

Zamanın olmadığı bir yerde öylece beklemenin nesi bu denli korkutucu olabilir…

Sonsuz bir huzur olmalıdır,dinlenme….

 Araf ı Dünyada da yaşadığımızdan, Onun ne kadar ürkütücü olabileceğine dair hikayeler oluşturabiliyoruz korkuyla….Buralarda Araf ta olanınız var mı?Ya da zamanın bir yerinde Araf ta kalmışlığınız?

Zordur…Hem gitmek,hem kalmak..

Aslında çoktan gitmişken,aynı yerde durmak…

Ya da yüzünü vedaya dönmüşken,yüreğini merhaba da düşürmek…

Çırpınmak sabit dururken..Elindeyken kararlar ,” işte bu!”diyememek..

Ve zamanın durması..Izdırap çektirerek..

Hep dursun istediğimiz zamanın birden akmaz olması…

Git derken,kal diye ağlamak….

Giderken nedenlerle boğuşmak…

Sanırım Araf bundan korkutucu..Burada bile bizi içimizde bir boşluğa hapsederken..

İki dünya arasında ki bekleyiş daha ızdırap verici olmalı..Bu kez kendimizi tüm hayatla sorgularken..

Bu Dünya da en çok sizi neler Araf ta bırakıyor..

Aşk mı?

Aş mı?

idealler mi?

Hırslar mı?

Nefret ?sevgi?

Bu gidipte dönemeyişler,dönüpte gidemeyişler…Zamanı durduran acıları..

Yoksa ölüm?

Hastalık mı?en çok Araf ta bırakan.Bir yüzün Dünya da diğeri gerçekte…

Kalbinizi elinizde tutun ışık olsun..

O zaman Araf ta yolunuz aydınlanır..Burada da,orada da aydınlıkta olursunuz..

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •