En iyi Jazz Filmleri

BIRD (1988)

Charlie “Bird” Parker adındaki Jazz müzisyeninin,trajik hayatı ve kariyerini konu alır.

CABIN IN THE SKY (1943)

Zorlayıcı bir kumarbaz bir çekim sırasında ölür ama kendini yenilemek ve eşiyle tekrardan barışmak için ikinci bir şans elde eder. Filmi beğenmekle birlikte bir yandan bazı ırkçı unsurlardan dolayı rahatsız olabilirsiniz.

 

THE CONNECTION (1961)

“Bir tiyatroda, oyundayız. Kendini oyunun yazarı ve yönetmeni olarak adlandıran kişi sahneye çıkıyor ve oyunda oynayanların gerçek eroinmanlar olduklarını, bedava uyuşturucu karşılığında oyunda oynadıklarını, fakat onları kandırdıklarını ve izleyenlerin bu durumu onlara belli etmemesini söylüyordu. Bunu duyan bağımlılar sahneye fırlar, gerçek eroin verilmezse oynamayacaklarını söyleyerek, uyuşturucu getirecek olan ‘bağlantıyı’ beklerler…”

 

A GREAT DAY IN HARLEM (1995)

1958 yılında NYC’de tüm üst düzey caz müzisyenleri, bir grup fotoğraf çektirdi. Hemen hemen  her caz müzisyeni 125 sokak istasyonu yakınında  gerçekleşen bu fotoğraf çekimi için geldi. O gün hakkında konuşmak için fotoğraftaki müzisyenler birçok röportaj derler ve filmin görüntüleri Milt Hinton ve eşi tarafından yayınlanır.

 

JAZZ ON A SUMMER’S DAY (1960)

Bu film, 1958 yılındaki Newport Caz Festivali’nde çekilen görüntülerden oluşan şimdiye kadar yapılmış en iyi caz belgesellerinden biri olarak gösteriliyor. Louis Armstrong ve Thelonius Monk gibi efsanelerin canlı performanslarının yer aldığı filmde 50’lerin caz dünyasına konuk oluyoruz.

 

KANSAS CITY (1996)

”Blondie O’Hara’nın küçük hırsızlıklar yapan kocası Johnny, caz klubü patronu Seldom Seen tarafından kaçırılarak Hey Hey Klüp’te alıkonulur. Kocasını kurtarmak için elinden gelen herşeyi deneyen Blondie, çılgınca bir yol bulur: önemli bir politikacı olan Henry Stilton’ın karısı Carolyn’i kaçıracaktır. Ünlü politikacının kendi imkanlarını kullanarak kocasını kurtarmak için yardım edeceğini düşünmektedir. Fakat bu kaçırmalar silsilesi, hepsinin de hayatlarını sandıklarından çok daha farklı olarak etkiler.”

 

KEEP ON KEEPIN’ ON (2014)

Dört yıl boyunca caz efsanesi Clark Terry takip eden bu belgesel, uluslararası rekabete hazırlanan genç bir adam olaran Terry ve 23 yaşındaki kör bir piyano dahisi Justin Kauflin arasındaki ilişkiyi anlatır.

 

LADY SINGS THE BLUES (1972)

Efsanevi caz şarkıcısı, Billie Holiday’in sıkıntılı yaşam ve kariyer hikayesini anlatır.

 

MO’ BETTER BLUES (1990)

Bir trompet tutkunu olan Bleek Gilliam, annesi istememesine rağmen bundan vazgeçmez ve vakti gelince kendi Jazz grubu The Bleek Gilliam Quartet’i kurar. Grubun içerisinde oluşan iç sıkıntılar bir süre sonra bu grubun geleceğini olumsuz yönde etkilemeye başlayacaktır.
Kendi ailesinde de müzisyenler bulunan Spike Lee, müziğe olan saygısını müzik üzerine olan bu filmle gösteriyor.

 

ROUND MIDNIGHT (1986)

”Siyahi caz saksafoncusu Dale Turner , 1950’lerin New York’unda alkolle olan savaşını yavaş yavaş kaybetmek üzeredir. Ailesinden uzak, hayatla olan bağları teker teker kopmakta iken, Paris’te müzik yapması için bir teklif alır. 1950’lerde birçok Amerikalı siyahi müzisyen de aynı şeyi yapmaktadırlar, çünkü Fransa’nın bu sanat başkentinde Amerikadakinin aksine insanların derisinin renginin hiç önemi yoktur.

Artık kendi ülkesinde unutulmaya yüz tutmuş bir müzisyen olan Dale Turner, Paris’te Francis Borler  adında caz müziğine aşık bir Fransız gençle arkadaş olur. Borler’ın sürgündeki bu saksafoncunun karanlık yanlarını, yani alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğunu, ayrıca büyük bir depresyonun içinde olduğunu keşfetmesi uzun sürmez. Sanatçının hayatından endişe eden Borler artık onun koruyucu meleği olmuştur, onun yardımıyla Dale Turner’ın sanat performansında gözle görülür bir gelişme olur ancak bunun da bir bedeli vardır.”

 

SWEET AND LOWDOWN (1999)

”New York’un caz dünyasına yakın ilgisiyle bilinen ve harika klarnet çalışıyla da tanınan Woody Allen bu filmde kendini beğenmiş, kaba, alkolik fakat muhteşem bir sanatçı olan Emmett Ray’i anlatıyor. 1930’da Amerika’da büyük ekonomik buhranın yaşanmakta olduğu yıllarda geçen filmde, Django Reinhard’dan sonra dünyanın en iyi ikinci gitaristi olarak tanıtılan Emmett Ray sorumsuz, sevimsiz ve ahlaksız bir adamdır. Ne var ki o gitar çalmaya başladığı zaman çıkan melodi muhteşemdir…”

 

THELONIOUS MONK: STRAIGHT, NO CHASER (STRAIGHT, NO CHASER ) (1988)

Bu belgesel, efsane Jazz piyanisti Thelonious Monk’un biyografisi, canlı performansları ve röportajlarından oluşur.

 

WHIPLASH (2014)

”Küçük yaşlardan itibaren bateri çalmaya başlayan Andrew, işinde tam anlamıyla bir usta olmak ister. Üniversite tercihinde de ülkenin en iyi müzik okulu olarak gördüğü Shcarffer Konservatuarı’na girer. Henüz 19 yaşındadır ama dersler harici var gücüyle antrenman yapar. Bir gün, okulun en sert hocalarından biri olan caz duayeni Terence Fletcher’ın dikkatini çeker. Fletcher Andrew’ü okulun en parlak öğrencilerinin seçildiği ve sürekli yeni yarışmalara hazırlanan “studio band”e seçer. Başarısı kadar acımasızlığıyla da ün yapmış olan Fletcher, Andrew’un kapasitesinin sonuna kadar kullanmadan asla başarmış saymayacaktır. Genç bateristin önünde sadece mesleki bir test değil, psikolojik bir sınav da vardır… ”

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •