The Last Exorcism – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

The Last Exorcism

Son Şeytan Bükücü Peder Cotton Marcus!

the exorcist, the exorcism of emily rose ve the last exorcism. Bunlar Matrix serisi gibi olmayan ama kaynağı Almanyalı bir kız olan Anneliese Michel’a dayanan şeytan çıkarma ayinlerini konu alan filmlerdir. Kaynağı gerçeğe dayanır. The exorcism of emily rose filminde küçük kızın adı Anneliese Michel yerine Emily Rose olmuştur. Bu the last exorcism filminde de konu olan küçük bir kız adres gösterilmese de biz seyircilere Anneliese Michel’ın Amerikan versiyonu olarak gösterilmektedir. İlgililere dipnot; isteyen google’da Anneliese Michel yazarak ayin sırasında tutulan ses kayıtlarını dinleyebilirler.

Veya siz yorulmayın buyrun burdan yakın:

din mi yoksa bilim mi? Şeytan girmesi(exorcism) mi yoksa sara hastalığı veya psikolojik rahatsızlıklar mı? Bu film gene din-bilim çatışması içinde kendisine yer ediniyor. Önceki diğer filmlerden farklı olarak çekim tarzı handycam olması ve hafif bir belgesel sosuna bulanması filmi gerçekçi ve orijinal kılan yan unsurlar olmuş. Bu handycam ve belgesel unsuru yüzünden filmin hemen başında aynada gözüken kameramanın yansıması bir çekim hatası değildir bu yüzden. Aslında filmin baş kahramanı olan peder’in şeytana inanmaması ve exorcism işlerini geyiğe vurarak bu ayinler sırasında göze korkutucu gelen detayların perde arkasını yansıtması 1973 the exorcist kuşağının suratında derin bir ‘’aaaaaaaa’’ nidaları bırakıyor. İşte filminde alt metni tam bu noktaya oturtuluyor. Aslında kişilere şeytan girme olayının olmadığını bunun batıl bir inanç olup yaşanan tüm o paranormal olayların nedeninin psikolojik rahatsızlıklara dayandığını belirtiyor.

Burada seyirci 2 kısma ayrılıyor. Bu tarz olaylara inanmayanlar zaten yazıyı bu kısma kadar okuyarak zaman kaybetmişler demektir. Daha fazla vakit kaybetmeden x tuşuna basabilirler. Geriye kalanlar ise şeytan geldiğinde ters dönen haçları, kızların iki büklüm olan vücutlarını, ters dönen el ve ayaklarını, kendi dışkılarını ve böceklerini yemesini ve ayinler sırasında başka bir dilde konuşmalarını sindirmiş kitlelerdir. Onlar yazıyı okumaya devam edebilirler.

filmin ilk yarısı kilisede vaaz dinleme sekansları olarak ilerlese de bir çiftlik evinden gelen yardım çağrısı filmin yol haritasını başka bir eksene kaydırıyor. Olay yerine varmadan önce bir benzinlikte üstünü değiştiren peder şeytana karşı çarpışmada zırhlarını giymiş oluyor. O kıyafetin tercih sebebine ayrı bir dikkat. Çiftliğe vardığında her zamanki gibi rutin bir exorcism olayı olduğunu sanan peder klasik kandırmaca oyununu oynayarak paraları cebe indiriyor. Bu kandırmaca olayları sırasında aklıma şu cümle geliyor. ‘’insanlara yalan söylemek kötü bir şey değildir, insanlara duymak istediklerini söylememek kötü bir şeydir’’(sanırım bu vecizeyi ben ürettim.reklamımı da yapayım) işte tam bu noktada önceden de bahsettiğim gibi bu tarz olayların safsata olduğunu ve şeytanın varlığına inanmayan peder’in aslında bu ayinleri yaparak insanların rahatlamasına vesile olduğunu özellikle vurguluyor. Birinci günün ardından çiftlikten ayrılan ekip otelde konakladıkları bir gece çok ilginç bir şeyle karşılaşıyorlar. Ondan sonrada çiftliğe geri döndüklerinde kendilerini din ve bilim arasında ki amansız savaşta buluyorlar…

bu filmle söyleyeceğim tek handikap sonunun anlaşılamaması. Belki de senaryo bakımından olmasa bile görüntü açısından hollywood’un en berbat sonu olmuştur.

Sjackson

2 thoughts on “The Last Exorcism

  1. Videoda ki kadının sesi Simpson Ailesinden Marge ye benziyor :biggrin:

    Bilimden ötesi yalan geliyor bana.Psikolojik sorunların abartılıp sahnelenmesinden başka birşey değildir tüm bunlar diye düşünüyorum :whistle:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: