Hiper enflasyon nedir? | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Hiper enflasyon nedir?

hiper enflasyon dörtnala enflasyon olarak adlandırılır. piyasadaki banknot miktarının manyak hızlı arttığı, parasal tasarrufun öneminin kalmadığı bir durumdur. nasıl ki gözüne ışık tutulmuş tavşan hıkık deyip inme inmiş gibi kalıyorsa bir ülkenin parası da hiper enflasyon karşısında hıkık der kalır. hiper enflason hiper tansiyon gibi sakat bir durumdur. paranın ne kadar iyi bir değer muhafaza aracı olduğu fiyatların seyrine bağlıdır. örneğin; tüm fiyatların ikiye katlanması, paranın satın alma gücünü ve dolayısıyla değerini yarı yarıya azaltır. fiyatlar genel düzeyinin hızla yükseldiği enflasyonist bir ortamda, para hızla değer kaybeder ve halk servetini para biçiminde tutmaktan uzaklaşır. bu durum hiper enflasyon olarak bilinen ve 3 rakamlı aşırı enflasyon dönemlerinde en uç noktasına ulaşır.

dünyada yaşanan hiper enflasyonlar arasında en çok bilinen ve meşhur olanı birinci dünya savaşında nazi almanyasıdır. 2. dünya savaşından yenik ayrılan almanya fransaya savaş tazminatı ödemeye mahkum edilir. alman hükümeti bu tazminatı ödemeyi reddeddiği için fransa almanyanın sanayi bölgelerini işgal eder. bu bölgede çalışan sanayi işçileri de işgali protesto etmek için greve giderler. alman hükümeti de işçilerin grevini desteklemek amacıyla kamudan işçilere kaynak aktarmaya başlar. savaştan yeni çıkmış ve büyük bir yıkıma uğramış ülkede grevdeki işçilere bol miktarda aktarılan kaynak nedeniyle kamu harcamaları vergilerle veya borçlanmayla finanse edilemeyeceği için alman hükümeti son çare olarak para basma yolunu seçer. (işte bu hiper enflasyon nedeninde dolayı merkez bankası para bassın dış borç kapansın fikri geçersizdir) süreç o kadar hızlı ilerler ki alman merkez bankası para basmaya yetişemez ve paraları sadece kağıdın bir yüzüne basmaya başlar. alman merkez bankası para basmaya yetişemediği için alman posta idaresi ve alman demiryolu şirketine de para basma yetkisi tanır. bu kurumlarda para basmaya yetişemediği ve parayı basmanın maliyeti değerindne fazla olmaya başlayınca yeni para basmak yerine mevcut kağıt paraların üzerinde ki değeri kırmızı çizgilerle arttırma yoluna gider. mevcut bilgilere göre en son basılan para miktarı 500.000.000.000 yani beş yüz milyardır. bunun sonucunda doğal olarak basılan paralar değersizleşmiştir. işte tüm o anlatılan hikayeler de burada başlar. bir ekmeğin bir kasa para ile alınması, gün içinde bir restoran veya barda her yarım saatte bir garsonların yeni menü fiyatlarını okuması, bir teyzenin evinden ekmek almaya bir sepet parayla çıkması ama yolda hırsızların teyzeyi bayıltıp bir sepet paraya dokunmayıp sepeti çalmaları, insanların ücreti en başta ödenen otobüs yerine ücreti sonda ödenen ve yolculuk boyunca tarifeye 3-4 defa zam gelmesinden doalyı taksiye binmeleri, gene insanların barlarda içecekleri biraların fiyatını baştan ödemeleri ki 2-3 saatte bir biraların fiyatı yükselmesinden dolayı biraları toptan almaları, sobasını bir 100 milyon marklık banknotla tutuşturanlar, parayı duvar kağıdı olarak kullananlar ve eh tabi ki parayı tuvalet kağıdı olarak kullanmalar hep bu yüzden ve bu dönemde olmuştur.

nazi almanyası dışında günümüze yakın örneklerde yugoslavya iç savaşında, 1985 yılı civarlarında bolivya da, arjantin de ve zimbabve de görülmüştür.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kategori: İktisat