Insidious | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Insidious

insidious adıyla başlayan filmin ortalarına doğru the last exorcism ve the exorcism emily rose’a kayan, ondan sonra hayalet avcıları’na ve son yarım saatte de beter böcek’e benzeyen ve olacak o kadar skeçleri gibi biten bir film. olmamış otur sıfır. bir yandan hollywood’a ve senaristlere de hak vermeye çalışıyorum. yıllardan beridir hep aynı exorcism, freedy ve jason gibi olağandışı varlıklar, testere ve texas katliamı gibi gore üçgeninde gidip geliyor korku filmi denilen olay. adamlarda haklı. seyirci artık yeni bir şey görmek istiyor ve adamlarda bu talebi karşılamak istiyorlar ama bu film gibi de yaratıcılık bazen elde patlayabiliyor.

bu kez senaristlerimiz biz doyumsuz ve arsız seyircilere korku şerbetini daha önceden işlenmemiş olan astral seyahat yoluyla vermeye çalışıyor ama ne yazık ki nabza göre şerbeti ayarlayamadıklarından film koca bir balon gibi patlıyor. şerbetin şekeri fazla kaçınca film korku filmi olmaktan çıkarak absürt komediye dönüşüyor. filmi izlemeden önce duyduğum çok başarılı bir korku filmi, gece izlemeye korkarım gibi yorumlardan yüksek beklentiye girmiştim ama -evde tek başıma ve hatta gecenin yarısı- izlememe rağmen değil beni korkutmak 10 yaşında ki veletlere bile izlettirilirse eğer aaa palyançolara bak diye dalga geçecekleri bir film olmuş.

hayatımda izlediğim en kötü 10 film listesine en üst sıralardan giriş yapmayı başardı bu film. ama başlarda da belirttiğim gibi artık denenmemişi deneyen ve korku tarihinde yeni bir sayfa açmak isteyen senaristi daha önce işlenmemiş bir konuyu işlediği için tebrik etmek istiyorum. yiğidi öldür hakkını yeme demişler.

son olarak da season of the witch’te ve bu filmde de gene tecrübe edildiğine göre aklımda şu not bulunsun ki, diğer tarafta cehenneme düşersem eğer bende bu filmden öğrendiğim kadarıyla şeytanla fiziksel teke tek, dişe diş, yumruk yumruğa fiziksel kavgaya gireceğim. aklımda bulunsun. iyi seyirler.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kategori: Sinema-TV