Karanlık Saat – The Darkest Hour Filmi – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

Karanlık Saat – The Darkest Hour Filmi

karanlik-saat-film-konusu

 

Karanlık Saat filmini uzun süredir film sitelerinde görmekteydim ancak izlememiştim. Aslında yapılan yorumları görünce soğumuştum. Genel olarak izleyen Türk izleyiciler çok saçma, gereksiz bir film, saçma bir film, vakit kaybı diye yorumlar yaptığını görmüştüm. Genel de bu yorumlara aldanmam ya da imdb puanına bakıpta film izlemem direkt izlemeye başlarım, ancak bu kadar olumsuz yorumu okuyunca ve sayısı bi hayli fazla olunca bende izlemeyi hep ertelemiştim. Netflix üyeliğimi alır almaz ilk olarak bu filmi izlemek oldu.

Film konusuna gelecek olursak 2 Amerikalı genç bir iş görüşmesi için Moskova’ya gidiyor. Yapmak istedikleri projeyi kaptırınca Moskova gecelerine akarlar. Ancak aktıkları gece diğer gecelerden farklı olacaktır. Güzel başlayan gece uzaylı istilası ile devam etmekte. Kısacası konusunu bu. Film öyle tek bir alanda kapalı olarak insanların yaşam mücadelesini konu almıyor. Oldukça hareketli ve aksiyon dolu dakikaları var. Özellikle koca bir manzaraya karşı dünyanın yanıp kül olması her zaman ilgimi çekmiştir. Bu tür sahneler de filmde var. Yazının bu kısmından sonrası spoiler içerebilir o yüzden izlememiş olanlara tavsiyem okumamaları.

Filmde yer alan uzaylılar diğer filmlere nazaran oldukça farklı. Yani eskiden uzaylı diyince aklımıza tripod tarzında makineleri olan veya ahtopot benzeri ya da bilindik E.T tarzındatipler gelirdi ancak bu film de çok daha farklı bir bakış açısı getirilmiş. Uzaylılar tam olarak ne olduğu belli bile değil. Görünmezlik özelliğine sahipler. Belli bir elektrik akımı içinde bir tür küre şeklinde olan araçların içinde gibiler. İnsanları öldürme şekilleri de Dünyalar Savaşı filmindeki gibi olmuş. Dünyalar savaşında da tripodlar bir ışın ile insanları puf diye toza dönüştürürdü. Bunda da insanlar toza dönüşüyor. Temiz iş aslında.

Açıkçası bilim-kurgu severlerin hoşuna gideceği bir film olabilir acak büyük umutlara kapılmamanızda fayda var. Saçma, gereksiz, vasat diyen yorumculara aldanmayın zaten Türk insanının büyük kısmı ne yazık ki bilim-kurgu’ya bakış açısı bu. Özellikle de bilimden çok uzaklar. Faraday kafesini bilmeyen bir toplumdan pek birşey beklememek gerek. Babam hep anlatırdı. 70-80’lerde bilim-kurgu filmlerinde küçük cihazlarla insanların haberleştiklerini gördüklerinde ne kadar saçma denirmiş. O filmlerden 10-15 yıl sonra cep telefonu çıktı. Şimdiler de ise cep telefonları oldu akıllı telefon ve normal bir cep telefonu bir yana 10-15 aletle işimizi gördüğümüz şeyler tek bir cihaz ile artık yapılabilmekte. Kısacası filmi izlemenizi tavsiye ederim. Imdb puanı 4.9 olsa da benim puanlamam da 10/7 alabilecek bir film.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: