Edebiyat arşivleri | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Kategori: Edebiyat

Edebiyat yazıları.Şiir hikaye vb.

İyi ve Kötü Günlerin Eşitliği

Bir şeyleri bilmek biliyor olmak bile kimi zaman insanın elinde olan bir şey değil. Yani insan isteyerek bilmiyor bazı şeyleri. Karşısına aniden çıkıyor. Tesadüftür ya da değildir ama bildikten sonrası da çoğu zaman acı verebiliyor. En iyisi her zaman göz kapamak kulak tıkamak olabiliyor. Ama bazen onu da yapamıyorsun. İster istemez öğreniyorsun. Öğrenince de önce şoka giriyor, sonra sarsılıyorsun. Ardındansa üzülüyorsun. Elinden bir şey de gelmiyor öyle çaresizce bildiğin şeyle başbaşa kalıyorsun. Hayır vardır herşeyde diyorsun, düşünüyorsun ama hayır getirecek kısmını göremiyorsun. O zaman da salak olduğunu düşünüyorsun. Halbuki öğrendiğin ve öğrendiğini çözdüğün zaman akıllı olduğunu zannediyorsun. Ama çözümsüzlük ve hayırlı olanı göremeyince de çöküyorsun. Bu sefer akılsız hissediyorsun kendini. Bu kısır döngü ile geçiyor bir süre.

Yorum Bırak

Korkunun Komedyası

oguz atay korkuyu beklerken kitabi

Nurdan  Gürbilek’ e göre Oğuz Atay’ın öyküsündeki karakterler korkuyu alaya alarak ve korktuklarını unutarak özgürleşmek yerine unutamadıklarının yarattığı gerilim ile daha çok tutsaklaşmaktadır ve Oğuz Atay’ın ironi anlayışı bu gerilim ile okuyucuya aşılanmaktadır. Her bir öyküde hayatta başarısız olmuş bir bireyin, bir unutulmuşun,bir dışlanmışın,bir unutanın mahkeme karşısındaymışçasına kendisiyle yüzleşmesinin ya da toplumun karakterler üzerinde bıraktığı hasarların su yüzüne çıkışının izleri bulunmaktadır.

Bu tespitinde Gürbilek’ in iddia ettiği gibi gerçekten de kitabı okurken sade, akıcı ve ironik bir dilin kullanıldığını ve  “ amma da hikaye”  diyebileceğimiz derecede gerçek dışıymış gibi görünen ama aslında tam olarak içinde bulunduğumuz toplumun yarattığı kaosun içindeki bireylerin anlatıldığı hikayeler barındırdığını görebiliriz. Atay, dilinden anlamayanlar için basit ve saçma bir tarz kullanan, topluma ve düzene uymayan kriterlerde yazan, dilinden anlayabilen  ya da en azından eleştirel bir gözle bakabilen okuyucu için ise ironik ve gizemli bir dili olan, okuyucuyu düşünmeye zorlayan bir yazardır.

Yorum Bırak

Ateşten Gömlek’teki Ayşe Değerlendirilmesi

atesten-gomlek-ayseAteşten Gömlek isimli romanda başkarakter ve anlatıcı Peyami olmasına rağmen, Peyami sadece bir tanık, olayların önemini, aşkın ve Ayşe’nin ne önemli bir karakter olduğunu anlayabilmemiz için bir araç olarak kullanılmıştır. Aslında yazar Peyami’yi değil, Kurtuluş savaşı sırasında gerçekleşen olayların önemini ve kendisi için idealize edilmiş bir kadınının özelliklerini anlatmıştır. Kitap bittiğinde aklımızda kalan Peyami değil, dönemin özellikleri ve Ayşe’nin büyüklüğü olmuştur.

Nazan Bekiroğlu, Halide Edip Adıvar ‘ın romanlarında kadınları aşk üçgeninde kalmış, toplum değerlerine verdiği değer yüzünden kendisi için önemli olan aşkı içine atan, aşk ızdırabı ile yanan, bir nevi Ateşten Gömlek giyen, yine de toplum değerleri yüzünden kendini arka plana atan ve toplumu daha önemli gören, kutsal bir kadın kahraman ortaya çıkardığını iddia etmektedir. Ateşten Gömlek, sadece toplumun değil, karakterlerin de giydiği bir gömlek olmuştur, çünkü Ayşe kabarık milli duyguları için aşkına verdiği değeri görmezden gelmiştir. Peyami’yi ne İhsan ne de kendisi değil, İzmir’i alan kişinin onun seveceği insan olduğuna inandırması, onun milli duygularının kalbinden ve hislerinden daha değerli olduğunu gösterir.

Yorum Bırak

Ateşten Günler

atesten gomlekli gunler halide edip adivarHalide Edib Adıvar’ ın Ateşten Gömlek adlı eserinden ilham alınarak Ziya Öztan yönetmenliğinde TRT aracılığıyla yayınlanmış olan Ateşten Günler adlı dizinin, kitabın ne tam olarak bir görsel sergisi olduğunu ne de kitaptan bağımsız ve onu yeterince yansıtamayan bir eser olduğunu iddia edebiliriz. Kitabın izlerine bariz bir şekilde rastlanan sahnelerle beraber, kitapta yeterince yansıtılamamış savaş ruhunu dizide daha derinden ve etkileyici bir biçimde görmekteyiz.

Ateşten Gömlek okunurken, arka fonda işleyen savaştan ziyade, Peyami, Ayşe ve İhsan üçlüsü arasında geçen bir aşk hikayesinin ezgisi hissedilir, çünkü kitabın başkahramanı olan Peyami ve onun kadar önplanda olmasa da İhsan, vatan uğruna değil Ayşe uğruna canla başla savaşır gibi gösterilmişti. Bu nedenle dizinin milli mücadele coşkusunu canlandırmak ve o savaştaki kaos ortamını hissettirmek açısından, görsel öğelerin de yardımıyla ( hastanelerdeki yaralı askerler yada savaş sahneleri, özellikle son bölümde Peyami’nin silahı alıp savaşanların arasına karışması) daha başarılı olduğunu düşünmemek elde değildir.

Yorum Bırak

Winterfell’den yola çıktı yiğitler

başladım game of thrones’u izlemeye, dragonslar kaybolmuş bir bulun hele. dur kaçma joffrey cibiliyetsizi sarı hergele. winterfell’den yola çıktı yiğitler. harcadılar ned reyisi bir hiç uğruna, sen ned oğlu robb starksın sakın yılma. winter is coming deyu giy paçalı donu kotun altına, winterfellden yola çıktı yiğitler. bu starklar onurlu ama…

Yorum Bırak