Bankacı – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

Bankacı

nasıl bankacı olunur? bankaya adımınızı atmak için kendi sitelerinde cv doldurup kariyer.net tarzı yerlerde ki sınavları kovalamanız lazım. bir bankaya girmek istiyorsanız eğer şube ve satış ve pazarlamadan girmeye bakın derim.

bu mesleği gerçekten yapmak istiyorsanız öncelikle olayın artılarını ve eksilerini iyice tartın derim. biz öncelikle olayın artısını konuşmaya başlayalım. öncelikle bahsettiğim pozisyon örnek olarak şube-pazarlama departmanı için kullanılacaktır.

maaşları günü gününe alırsınız. “bu ay maaşı geç yatırırlar mı acaba?” diye düşünmezsiniz.

bayramlarda, seyranlarda tam tatil yaparsınız.

pazarlamanız iyiyse, kendinizi ve çevrenizi iyi yetiştirmişseniz 4-5 sene sonra, bugünün parasıyla en az 3000 tl artı pirim, 7-8 sene sonra 4500 tl artı prim, daha sonra şube müdürü olup 6000 tl artı araba, benzin ve cep telefonu faturalarının bir kısmının ödenmesi, artı 300 400 tl lik bes alırsınız.

toplumun önemli bir kısmı bankacılığı güzel ve saygı duyulan bir meslek olarak görmeye devam etmektedir. yani bankacı olduğunuzda saygın bir meslekte yer alıp çevrenizde krediniz artar.

işinizi iyi yaparsanız ve hedefleri tam tutturursanız sittin sene kovulmazsınız. kovulsanız da tazminatınızı verirler, kendinizi pişirmişseniz başka bankada hemen iş bulabilirsiniz.

yazları serin ve ferah, kışları sıcak ve rahat klimalı bir ortamda çalışırsınız.

eğitime ya da geçici olarak başka şehire gittiğinizde en iyi otellerinde kalırsınız. yol parası vermezseniz, uçak biletinizi karşılarlar.

şimdi gelelim mesleğin eksilerine.

mesai saatleri bankadan bankaya, şubeden şubeye ve dahi aynı şubede bile aydan aya farklılık gösterir ve mesai saati diye bir şey yoktur. işten 8 de çıkıyosanız şanslısınız. 10 da çıkan şubeler olduğu gibi 6 da çıkan şubeler de vardır. saat 6 dan sonrası için yaptığınız tüm plan ve programlar yalan olabilir. çok şanslıysanız, şubenizden 6’da çıkarsınız ki o kadar şanslıysanız bankada ne işiniz var?

ayrıca emeklilik yaşı çok sakattır çünkü şube müdür dışında 45’inizden sonra sizi şubede tutmazlar. 40’ından gün almış çok çok az bankacı görebilirsiniz.

diğer büyük eksi her an bankadan atılma korkunuz vardır. aslında banka, çoğu sektöre göre en garanti iş gibidir. zira kriz olmazsa, siz de ortalama bir pazarlamacıysanız hayatta sizi atmazlar. ama ya bir gün atarlarsa korkusuyla kendi bankanızdan kredi bile çekemezsiniz. aklında bulunsun.

diğer bir eksi yanı; hedef hedef hedef, stres stres stres…o kadar çok hesap vermeniz gereken yer olur ki, bir süreden sonra “kime hesap verecektim?” diye şaşırabilirsiniz. teftiş gelir ona ayrı hesap verirsiniz, bölge pazarlama müdürü gelir ona ayrı, pos müdürüne ayrı, bes sorumlusuna ayrı, şubedeki operasyona ayrı, şube müdürüne zaten ayrı, müşteriye ayrı hesaplar verirsiniz.

ve son olarak diğer bir eksi işiniz hiç bir zaman bitmez. misal çalıştığınız bölgede ki atm’yi size kilitlerlerse haftasonu tatili için gittiğiniz göcek’ten fethiye’de ki x atm’si bozulduğu için paşa paşa göcek’ten fethiye’ye dönersiniz. sürekli bankacılık hayatınızda olur. cuma olur, pazartesi şube krediyi kullandırabilecek miym, şu kredi patlar mı, patlarsa ne kadarı bende patlar gibi sorularla tatilleriniz ve hayatınız geçer.

İlla ben bankacı olacağım diyorsanız müfettişlikten girin. Genç ve bekarken her yeri gezersiniz. Yeni mezun adama da müfettişlikte 20 yıllık çalışan parası verirler.

Sjackson

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: