One Night Stand

gözümü kapatmak istiyordum. ona daha fazla bakamazdım. bu olmamalıydı, olamazdı, olmasına izin vermemeliydim. ama bir kere onun elektriğine çarpılmıştım. yanında kocası olmasına rağmen sanki bana dans ediyor gibiydi. ve evet hissediyordum. o da benden etkilenmişti. ufak ufak kaçamak bakışlarını yakalıyordum. derken sonra bar eğlencemiz sona erdi ve kocasının doğum günü kutlamasının devamı ve pasta faslı için otele geri dönmemiz gerekiyordu. votkamdan son bir yudum aldıktan sonra o önde ben arkada yürümeye başladık.

otele geldiğimizde doğum günü eğlencesi için masaların hazırlanması tamamlanmıştı. o kutlama için son rötuşlarla ve pasta kısmıyla ilgilenirken bende beynimde onu elde etme fırsatı için planlar yapıyor ve düşünüyordum. tatillerinin son gecesiydi ve ertesi sabah uyandığımda bir daha onu göremeyecektim. ben beynimde bu düşüncelere dalmışken aklım, mantığım veya kalbim bir şeyi ekarte ediyordu. aslında ister akılla, ister mantıkla isterse de kalp ile düşünülsün bu az sonra yaşayacağımız olay doğru değil ve tamamen yanlıştı. one night stand partnerimin kocasıyla çok iyi anlaşıyordum. aramız çok iyiydi ve tatilleri boyunca yardımcı olmuştum onlara. ama ok yaydan çıkmıştı bir kere. artık geri dönüşü yoktu. girdiğim yol zifiri karanlıktı ama ben inatla o yolun sonunda ki ışığı görmeye azmetmiştim. neden sonra tam ekmeğime yağ süren bir hareketle odasına doğru ilerlemeye başladı. elim beynime bu an o an ve harekete geçmek lazım dedi. çok düşünmeden harekete geçtim ve odasına doğru yürümeye başladım. artık o dakikadan sonra önüme hangi engel çıkarsa çıksın beni durduramazdı. odasına geldiğimde kapının önünde durdum. kısa bir soluklanmadan sonra kapıyı çaldım. beni karşısında görünce çok şaşırmıştı. zamanımız kısıtlı olduğundan sözcükleri ve cümleleri ağzımızdan çıkarma lüksümüz yoktu. o an sadece telepati yoluyla iletişime geçmiştik. beni cesaretimden dolayı tebrik ediyordu ve bu gözü pekliğime hayran kalmıştı. seni bekliyordum bende barda dans ederken gözüme çok seksi gözüktün dedi. o bana telepati yoluyla bu cümleleri aktarırken sabırsız bedenlerimiz daha fazla dayanamadı ve dudağım dudağıyla buluşmuştu. ellerim vücudunda gezintiye çıkarken giymiş olduğu eteği işimi kolaylaştırmıştı. seri bir hareketle havalandı ve kendini yatakta bulmuştu. dudaklarım bir kadının en güzel noktalarında gezinirken kalbimin dakikada ki çarpma hızı da 10 katına çıkmıştı. hissediyordum ikimizin de vücut ısısı artmış ve alev alev yanıyorduk. bir atmaca gibi iç çamaşırını yırtıp bedeninden ayırmıştım. işte şimdi zifiri karanlığa rağmen girdiğim bu yolda ışığı görmeme az bir ramak kalmıştı ve ben o ışığı yavaş yavaş hissede hissede görüyordum. sessiz çığlıkları kozasını yırtıp özgür kalmak isteyen kelebek gibiydi ve ipek böceğinden bir kelebeğe dönüşen sessiz çığlıkları artık sessiz değildi ve tüm desibeliyle haykırıyordu. biz yekvücut olarak bulutların üstünde ki yürüyüşümüze devam ederken hemen altımızda cehennemin alevleri gibi alevler vardı ve zebani gibi bir şey bizim yapacağımız en ufak hatayı bekliyor gibiydi. o dakikalarda karşılaşacağımız bir sorunla birlikte bizi bulutların üstünden indirip alevlerin içine atmak istiyor gibiydi. yataktan ayrılıp kapının önünde odanın hemen girişinde ki duvara gelmiştik. kollarımla onu indirip kaldırırken bir kuş gibi hafif geliyordu bana. daha sonra bir şey oldu ve parmaklarıyla dudağıma sus işareti yaptı. saniyeler sonra bu hareketi yapmasının nedenini anladım ve onun duyduğu ayak seslerini bende duymaya başlamıştım. durmuştuk ve ikimizde odaya doğru yaklaşan bir çocuk sesiyle bir ayak sesini dinliyorduk. çok korktuğunu yüzünden anlamıştım ve suratında eyvah basıldık havası vardı. neyse ki korkumuz başımıza gelemdi ve ayak sesleri öylece geçip gitmişti. kulağıma en muhteşem, en ateşli ve en heyecanlı seksini yaptığını fısıldadı. bedeninden sonra ruhuyla da bana sevgisini gösterdi ve beni fiziksel olarak doyurduktan sonra zihinsel olaraktan da doyurmaya devam ederken telefonu zangır zangır çalmaya başladı. arayan kocasıydı ve aşağıya ne zaman gelecek diye merak ettiğinden arıyordu. giyindik odadan çıktık ve havuza doğru ilerlerken o barın yolunu tutmuştu ben ise kendimi lavaboya atmıştım. elimi yüzümü yıkarken aynaya bakamıyordum. daha sonrasında da doğum günü eğlencesine katılmadım ve pastadan olan hakkımdan feragat ettim.

ertesi sabah uyandığımda gitmişti. kendi bedenini yanına alıp götürürken arkasında bıraktığı anıları yakalamak için dün gece ki odaya gittim. duyabiliyordum oda da hala çığlıklar yankılanıyordu.

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •