Paranın icadı

para para para…

paranın icadı ve tarihinde her ne kadar konu lidyalılara kadar uzasa da esas paranın bugünkü haline gelmesinin tarihi daha farklıdır.

eski zamanlarda en önemli ve insanların değer verdiği şey altındı. lidyalılar da bu altını işleyerek küçük sikkelere dönüştüren ilk medeniyet olabilir ama paranın bugün kullanılan ve küçük madenlerden(bozuk para)ve günümüzde kullanılan kağıda basılan nakdin ortaya çıkışı amerika da western zamanlarına kadar uzanır. hepiniz red kit’i duymuşsunuzdur. red kit’te de sık sık karikatürize edilen posta arabası ve tren soygunlarının bir sonucu olarak bugün para, para haline gelmiştir. o dönemlerde para olarak kullanılan altının ağırlığı sebebiyle ya posta arabalarında ya da trenlerle nakliye edilmesi gerekiyordu. altının bir mekandan başka bir mekana nakledilmesinde ki zorluk sadece ağırlığından değil çalınma riskinden de kaynaklanıyordu. işte bu risk kuyumcuları(goldsmiths) ilginç bir yeniliğe yönlendirdi. buna göre, tanınmış piyasada kredıbıl olan ve güvenli bir imaja sahip kuyumcular artık altını sandıklara koyup nakletmek yerine bu altın karşılığında imzaladıkları makbuzları nakletmeye başladılar. söz konusu kağıt makbuzları taşımak hem daha zahmetsiz hemde güvenilir bir yol olmuştu. artık çoğunluk altını reel taşımak yerine bu imzaladıkları makbuzları taşıyarak altının yerine makbuzu değişim aracı olarak kullanmaya başladılar. bu nedenle, kasada bulunan altından daha fazla makbuz çıkartmanın pratikte kuyumcular açısından bir sakıncası yoktu. işte bu realite merkez bankalarının doğuşunu ve yasal ödeme aracının devlet tekelinde basılmasını getirdi. işte bugün günümüzde cebimizde taşıdığımız ve genellikle para olarak adlandırdığımız kağıtların ortaya çıkmasında bu soygunlar etkili olmuştur.

ha şimdi derseniz ki para icat edilmese ne güzel olurdu. insanlar sıkıntı çekmez ne istiyorlarsa takas usulü öderlerdi derseniz kazın ayağı da hiç öyle değildir derim. ister midye kabuğu, ister kaya parçası, ister altın, isterse de kağıt parçası olsun bir maddenin para olarak kabul edilip değişim aracı olması takas ekonomisinde geçen işlem maliyetini minimalize eder. değişim aracı olarak paranın icat edilmesi ve kullanılması mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sırasında harcanan zamanı ortadan kaldırarak ekonomik etkinliği arttırır. işte tam bu noktada da keşke para icat edilmeseydi de herkes takas usulü yaşamaya devam etseydi diyemeyiz. örnek olarak; bir felsefe öğretmeni karnı acıktığı için lokantaya gitse, takasa dayalı ekonomide yediği yemeğin ücretini ödemek için lokantacıya felsefe anlatmayı teklif edecektir. eğer lokantacı da felsefe öğrenmeye meraklıysa ve kabul ederse felsefe öğretmeni karnını doyurabilir. aksi takdirde başka bir lokanta aramak ve lokantacıya felsefe öğretmeyi teklif etmek ve lokantacının da bunu kabul etmesini beklemek zorundadır tabi açlıktan ölmezse.

işte takasa dayalı ekonomide isteklerin karşılıklı eşleşmesi gerektiği noktada söz konusu işlem maliyet oldukça uzayacaktır. paranın icat edilmesiyle bu sorun ortadan kalkmış olur.

ayrıca para hesap birimi olma fonksiyonunu üstlendiği için, nasıl ki ağırlığı kiloyla, uzaklığı kilometreyle ölçüyorsak mal ve hizmetlerin bedelini de para bazında ölçeriz. eğer takas ekonomisinde 3 tür mal varsa söz konusu bu malların değerini birbiri cinsinden bilmek gerekir. yani 1 adet ekmek=1/4 portakal=1/10 kitapsa, 1 kg portakal=1/3 kitap olmalıdır. yani 1 kg portakal 4 adet ekmek, 1 adet kitap 10 adet ekmek ve 3 kg portakal değerinde olur. insanların ihtiyaçları da sadece bu 3 maldan daha fazla olduğu için eğer para icat edilmese ve takas ekonomisi devam etseydi 10 çeşit mal için 45 tane fiyat, 100 tane mal için 4950, 1ooo tane mal için 499500 tane fiyatı ezberlemek lazımdı.

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •