Paranormal Activity | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Paranormal Activity

öncelikle baştan uyarmalıyım ki mistik olaylarla ve bazı doğaüstü olaylardan korkuyorsanız bu filmden uzak durun. bünyeyi derinden etkileyerek 1 hafta filmin havasından çıkamayabilirsiniz.

yıllardır bizi seri katillerle, cadılarla, uzaylılarla korkutmaya çalışan hollywood bu sefer gözlerini insanoğlunun en hassas ve zayıf noktası olan hayaletlerle vurmaya çalışıyor. bilinmeyenin insanı en çok korkutan özellik olduğu varsayılırsa önümüze korku diye sunulan gore tarzı filmler yani kanlı vahşetli testere, jason, 13. cuma, teksas katliamı gibi filmler korkutmaktan çok midemizi bulandırdı. yıllarca uzak doğu’nun japon korku kültürü ve korku öğelerini aşırarak bunları hollywoodlaştırarak seyirciye sunan hollywood bu sefer kendi toprakları üzerinden gelen bu filmle bizi sağlam korkutmayı başarmıştır. yalnız bunu yaparken bile klasik hollywood haylaz ve kurnazlığını kullanmaktan çekinmedi. filmin başında yer alan ‘’bu film gerçektir’’ ibaresini koyan yönetmenin bu oyununu amerikan halkı yedi mi bilmeme ama biz türkler yemedik. filmin handcam ile çekilmiş olması ve oyuncuların özellikle kızımızın performansı çok güzel olmuştur. fakat gerçek dediğiniz bir filmin sonu 3 hatta 4 farklı alternatif sonlarla bitmez. benim izlediğim versiyonunun da filmin sonunda — spoiler — çocuğu öldürdükten sonra yatak odasına geri gelen kız 1 gün boyunca ileri geri sallanır ve sonunda polisler tarafından vurularak öldürülür. — spoiler — internetten kısa bir aramayla diğer alternatif sonları izleyebileceğiniz gibi en gerçekçi son bu olmuştur.filmde tanınmamış oyuncuların yer alması, filmin tek bir mekânda geçmesi ve handcam ile çekilmesi güzel ayrıntılar olmuştur. daha filmin başından konuyu kaparak havaya giriyorsunuz ve günler geçtikçe sizinde içinizde ki korku daha çok büyüyor. filmin en can alıcı sahnesinin başında bir yatak+ayak sahnesi geliyor ki ekran başında size ‘’bismillah’’ çektirebilir. gece kayıt anlarında da sağ alt köşede bulunan ve hızlı akan saatin yavaşladığı anlara dikkat derim ve bu anlarda oturduğunuz yere sıkıca sarılmanızı tavsiye ederim.göremediğimiz ama orada olduğunu bildiğimiz şeyden korktuğumuzu çok iyi bilen yönetmen korku dozajını çok iyi ayarlamış. hoş filmde bizde hiçbir şey görmüyoruz ama bize gösterilenler korkmamıza yetiyor.
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kategori: Sinema-TV