Her şeyi bırakıp gitmek.

Üstünde yazın sana verdiği yetkiye dayanarak giydiğin beyaz bir t-shirt, altında t-shirtünün yancısı bir kapri ve sırtında sırt çantasıyla otogarda otobüsün geliş saatini beklersin. 2 sene önce izlediğin George Clooney’nin Aklı Havada filminde kullandığı replikler kulaklarında yankılanırken sen yavaş yavaş Tyler Durden kafasına girmek istersin. Peki George Clooney ne diyordu filmde? Sırt çantanız ne kadar dolu olursa siz o kadar bağımlı olursunuz…

Otobüs perona yaklaştığında artık eski hayatınızı bırakıp yenisine adım atmak için içinde duyduğunuz heyecan artmaya başlar. Kim bilir belki bu heyecan adrenaline dönüşür, belki bu adrenalin size serotonin salgılatır ya da yenilgi anında salgılanan hormonla dolar vücudunuz. Otobüse binip geriye doğru baktığınızda her şeyi bırakıp gitmeye hazırsınızdır. Artık balkonunda her akşam çayınızı içtiğiniz eviniz yoktur, hergün uğradığınız bakkal yoktur, arkadaşlarınız yoktur, çimenlere uzandığınız kordonunuz yoktur, eve gelince maç yaptığınız PES yoktur, müzik dinlediğiniz pcniz bile artık geride kalmıştır. Yeni hayatınızda sıfırdan başlamalısınız ve başlayacaksınızdır. Aslında tüm bu x bilinmeyenli çoklu denklemin eşitliği sadece 3 harfli bir kelimeye eşitlenir: Aşk. Yeni gittiğiniz kasabada başladığınız yeni işte ve kurduğunuz yeni hayatla sıfırladığınız yaşamınızda olmak ya da olmamak arasında ki ince çizgide olmak kısmına geçebilmenizin tek rotasıdır aşk. İnsanın tatile nereye gittiği değil tatile kimlerle gittiğidir önemli olan cümlesinin uzaktan akrabası olarak yaşadığın 4 duvar önemli değil önemli olan o 4 duvarda kimle yaşadığındır lafını bir güzel sindirmek istersiniz. Her ne kadar dağlarla çevrili bir diyara ya da dağ başında olmayan bir noktaya taşınsanız da gittiğiniz Güneyin bu küçük sahil kasabasında gün be gün mutluluk eşiğini aşmaya çabalarsınız. Dile kolay; Ted Mosby’nin beklediği sarı şemsiyeli ”O” kadın gibi sizde doğru zamanda doğru yerde doğru kişiyi beklersiniz ama belki doğru yeriniz aslında yanlış yerdir. Çok arzuladığınız hayallerinizin sarışın kadını belki gittiğiniz yerde çıkacaktır. Yeni yaşamınızda şanslıysanız başınızı sokacağınız yeni bir ev bulursunuz ve Tyler Durden’laşarak minimal hayata mini mini adımlarınızı atmaya başlarsınız. Tvsiz yeni evinizde, her şeyi bırakıp geldiğiniz yerde ki gibi pcniz yoktur. Pc içindeki envai çeşit film yoktur, artık Game Of Thrones dizisi size şehir efsanesi gelir, How I Met Your Mother dizisi internetin tozlu sayfalarında kalmıştır, Galatasarayı alarak sıfırdan başladığınız ligli PES oyunu pes etmiştir ve en önemlisi müziksiz yapamam dediğiniz gigabaytlık müzik arşiviniz size çok uzaktan el sallamaktadır. Tyler Durden’a selam çakarak sanki yalan dünyadan Matrix’e uyanmış Neo gibi gerçek yaşama geçersiniz ve çok istediğiniz işten sonra arkadaşlarla gezmek, arkadaşlarla gezdikten sonra işe gitmek hayalinizi gerçekleştirmek istersiniz. Bunun için size yeni bir çevre lazımdır.

Sabah olup da güneş ışınları kendini yeni yeni gösterdiği anda arşınladığınız dalga sesleriyle boğulan kumsalda yürürken başınızı sağa çevirerek gördüğünüz deniz için aklınıza tek bir teselli cümlesi gelebilir; kendinizi The Beach filminde hissederek en azından hergün girebileceğim denizim var dersiniz. Yeni taşınan İngiliz komşunuzla yaptığınız muhabbette unuttuğunuz İngilizceyi hatırlamaya çalışırsınız ve her yarım yamalak kurduğunuz İngilizce cümle sonunda çayınızı yudumlayarak karşınızdaki dağ manzarasına uzun uzun bakarsınız. Kim bilir belki de her şeyi bırakıp gitmek hiç bu kadar kolay olmamıştır, kim bilir her şeyi bırakıp gitmek belkide bu kadar hayırlı olmamıştır. Belki çok istediğiniz yeni araba, gösterişli bir ev, yüksek gelirli bir iş, sarışın sevgiliniz sizi yakalar ”her şeyi bırakıp gittiğiniz” yerin üstüne kurduğunuz yeni yerinizde.

Aslında canınızı sıkmamanız lazım. Ne de olsa sizde bir Fight Club neferi olarak Tyler Durden ekolünden gelirsiniz ve Romayı yakarak her şeyi sıfırlamış ve sil baştan çok kolay başlamışsınızdır. Belki çok alıştığınız evinizi özlersiniz, çok alıştığınız parkınızı özlersiniz, çok alıştığınız komşunuzun çocuğunu özlersiniz, çok alıştığınız bilgisayar oyunlarını ve müziklerinizi özlersiniz, çok alıştığınız bakkalınızı özlersiniz, çok alıştığınız arkadaşlarınızı özlersiniz ve çok alıştığınız dans kursunu özlersiniz ama bunların hepsini ve 2013 modellerini gittiğiniz yeni yerde ve kurduğunuz yeni yaşamınızda elde edebilirsiniz.

Size sorulması gereken tek soru vardır: 4 gündür çektiğiniz diş ağrınız ve arka arkaya 5 defa hapşurmanız bir işaret olarak yeni hayatınıza bir tepki, bir alerji, bir isyan ve bir mesaj mıdır ”her şeyi bırakıp gitme” git ve eski yaşamına geri dön diye yoksa her şeyi bırakıp gittiğiniz yerde zafer kazanmış İmparator Sezar mı yoksa yenilgiye uğramış Hannibal mı olacağınız?!

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •