The Starving Games

The Starving Games

Absürt komedi de bir nevi mizahın bir alt dalıdır. Her ne kadar açılışını Scary Movie (Korkunç Bir Film) yapsa da absürt mizah örneği meşhur Leslie Nielsen’ın Çıplak Silah günlerine dayanır ve Sakar Ernest, Mr.Bean gibi şaheserlerle devam eder. Bu absürt komedi filmlerinin ünlü filmlere ”çakması” yönetiminde de çığırı Scary Movie açmıştır. Ondan sonrada Charlie Sheen’li serileri gelmiştir. Her sene gişede belli bir sükse yapmış olan büyük filmleri tiye alan bu tarz filmler yapılır. Tam bir çıtır çerez tadındadır. İzleyip ve geçersiniz. Bu filmlerden Ayı Teddy tadında bir komedi beklemek hata olur.

Filme gelecek olursak da ben gemici mantığıyla Titanik izlemeyenlerdenim. Sinemada filmler için teknik ve kurgusal yönden ziyade sevip sevmediğim hakkında yorumlarda bulunurum. Açlıktan Ölme filmi de bu açıdan orijinali olan Açlık Oyunları filmini tiye alan 2. film olmuştur. The Hunger Game filmini daha önceden The Hungover Game adlı bir film makarasını geçmiştir. Sonuçta bu iki filmin esprilerini toplasanız yüzünüzdeki 100’den fazla gülme kasından birini yerinden dahi oynatmaya yetmiyor. Filmi izlerken kesin bu sahneyi koymuşlardır, şu sahneyle de kesin dalga geçecekler diye önceden tahmin edebiliyorsunuz. Keza bu tarz absürt filmleri sevenler filmin sonlarına doğru mağarada ki malum sahnenin olacağını en başından tahmin etmişlerdir. Sonuç olarak, gözünüzde söğüt dalına yuva yapmış bir manda hayal ediniz. Ettiniz mi? Şimdide yavrusunu sineğe kaptırın..! İşte bu türküyü fon müziği yaptıktan sonra bu tarz filmleri de izleyebilirsiniz. Dipnot: Bir film daha ne kadar da absürtleşebilir diyorsanız eğer Meet The Spartans filmini tavsiye ederim. O filmde insan kahkaha atabiliyor ve ben sevdim.

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •