Sürgün – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

Sürgün

Durgunum sevgilim;sözlerimin tükendiği noktadayım.Sitem etmiyorum kesinlikle sadece bir iç çekiş benim ki.Zamanımın azaldığını hissediyorum.Bildiğim yerde ummadığım zamanda yükseldim ve çok hızlı çakıldım yere.Bazen ikisinin arasındayım;ne çok yüksekte ne de en dipte.Sadece şuan bitiş noktasında olduğumu insanlar istedikleri kadar izlesinler umrumda değil,ben herşeyin içinde yaşıyorum.Seni görüyorum akıp giden denizde.Ben Kız Kulesi sen hırçın sular durulmak bilmeyen,hep dalgalı.İstanbul evimiz;en güzel en ihtişamlı yuva bizimki çünkü herkes aşık ona ve biz sahibiz.İzledikçe değerlenen;ağladıkça susatan bir denizde boğuluyorum uzun süredir.Sendeyim Ey yar.Gözlerinin daldığı en uç noktada;kelimelerinin bitişindeyim.Düşlerim hep aynıişte;bilmediğin gibi.Ben hep uçsuz bucaksızım,sınırlarımı çizemiyorum,sınırlarımın tek bittiği yer göremediklerim.Ama benim kocaman bir dünyam var.Dünyamın ikinci tahtına zincirledim seni.Büyüdükçe büyüyor yarınlarım,hayallerime sığmıyor ölümün sürmeli gözleri.O da uçsuz bucaksız sınırları yok.Sayabildiğim 16 minare,hangisine nail olabildiysen dilerim birgün soğuk bedenimi oradan uğurlarlar.Ya da gözyaşı döken bile olmasın,şimdi yalnız olduğum gibi yalnız öleyim tek başıma.Buram buram kokusunu çekeyim içime;ciğerlerime dolsun geridekalmışlıklarım,karmaşasında boğulayım gözlerinin.

Gözbebeklerimin içine parıldayan fener tüm ferini alıyor kalbimin.Yalnızlığıma düşman kimse yok.Onunla yetinmeyi biliyorum ve şükrediyorum ya yalnız kalmaya bile sahip olamasaydım…En içten dualarımla sürüyorum seni geceye;boz bulanık bir maviye hapsettim seni,birtek güneş kaybedebilir.Hergün yeniden doğuyorsun ama sen hiç batmıyorsun sadece gidiyorsun.Kimi zaman neden ağladığımı soruyorsun..Yakın zamanda göçeceğim sevdiğim.Öleceğimi bile bile gözlerine bakarken tutamıyorum kendimi.Pasaportum kaşeli.Bedenim hastalıklar hastası ama ruhumda birtek mikrop taşımıyorum.Knım ruhuma karışmıyor hastalığımı bulaştırmıyorum ona ve de kimseye.Herkesi götürecek değilim giderken asil gideceğim ummadığım bir zaman,bilmediğim bir mekanda.”Ne yeryüzündeyim ne gökyüzünde,birtek kendimin hizasındayım.Bilmediklerim arkamda;bildiklerim karşımda ve sevdiklerim yanımda.Gönülsüzüm belki hayata ama sevdalıyım sevdama!”Bir keman sesine hasretim çoğu zaman işliyor çırpınışında yüreğimin.Sabit hayatlara hareketli düşler kurdum,papatyaların en beyazını ektim topraklarıma;en kokulusunu güllerin.Ve bekliyorum şimdi çaresizce yeşermişliğim belki bir umut olur azalmış ömrüme diye..Sana da kavuşmak var mıdır kaderde bilmiyorum ama ben hep umut ediyorum.Koynuna giriyorum her gece düşlerimin,sabah olmayı bilmiyor,kan sevdası kanayışlara karışıyor.Her rüyada biraz daha yaklaştığımı hissediyorum sana.Bu gece de dökülmek istiyorum dudaklarından kusursuz ve saygısızca…

Beni öldür öyle git diyesim var sevdiğim.Birgün gideceğini biliyordum ama bu kadar çabuk olamazdı düşüşlerim ya da ben hep kendimi kandırdım soluksuz gecelerimde.Ellerimden kopacağını bile bile,uykusuz gecelerimi dualarla gündüze çevirip sevdim.Sadece sevmedim kiseni ben,hissettim,iç çektim çoğu zaman gözlerimin her dalışında.Radyoyu açtım şimdi.Diyor ki;”anladım yar,ağladım yar şu dünya sensiz olmaz.”Peki sen!Sen nereye gidiyorsun beni bu dibini göremediğim dünyayla,sahte bakışlarından nefret ettiğim insanların arasına salıp? Gözlerim o kadar dalıyor ki yazamayacak raddeye geliyorumçYorulmadım inan ve asla istemedim.Hiçbir zaman fazlasını beklemedim ve sadece sarıldım yalnızlığıma.
-Gözümde değil,gönlümde büyüttüm seni sevdam.

Senin hep gidişlerin vardı,benim bekleyişlerim,senin kelimelerin vardı susmak bilmediğin;benim susuşlarım.Sen Kız Kulesi’ni severdin,ben ise onun hırçın ve sessiz denizini.”Öyle bir uzağa düştü ki gönlüm bunun adı sürgün.”Ben yavaş yavaş içten içe ölüyordum tek bir umudum vardı yeni yaşamda gözlerimi sana açmak.Ama ellerim bomboş şimdi.Meğer sen benim tahmin bile edemeyeceğimi düşündüğün yeni yaşamına çoktan yelken açmışsın.Ben sevdamı göze aldım,gidişini göze aldım da sevdim.O herkesin söylediği cümleyi bir kere dahi söylemeden…Sen gideceksin eller sana sahip olacak ben ise sensizliğe! Bir bulut lekesi ki kalacak hep gözlerimde.Hep özleyeceğim,dindiremeyeceğim belki içimde bu zamana kadar büyüttüğüm çocuğun gözyaşlarını,haykırışlarını..Sahillerden sileceğim adımı yokluğunda ya da vuracağım hırçın sulara.Belki o alır beni koynuna,sarılır öper de yaram kanar,kan karası kanayışlarını dindiremem kanar.Geceler bi haber benden sevdam.Hyır inanamam;gitmeyeceksin değil mi sevdam?Ya da,yoksa gidecek misin? Ben yaşayamadığım doyamadığım sevdamla başbaşa mı kalacağım yine.Hiçbirşey yakmıyor canımı da;bu gidişin dönüşü olmayacağını bilmek acıtıyor.
-Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni.Hiçbirşey yapmadan beklerler ya hücrelerinde ölümün soğuk nefesini hissederek;bu yokluk hissi öldürecek beni-

Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden farkında değilsin.Sen kendi yolunu çiziyorsun şimdi ve doğru bildiğini yapıyprsun,bense binlerce yanlışın ortasında tek başımayım.Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden biraraya getirmenin çabası benimkisi.Küllenmediğine inandığım bir alevi,yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak.Yorgunsan en az senin kadar yorgunum ben de.Herşeye rağmen bir günebakan doğuyor içimde,ayın karanlığına sakladığım düşlere inat sevam.Sen de kapılma ölümün soğukluğuna…Öldürme aşkı sevdiğim,ben gelecekten söz etmiyorum sana;’bugün’ diyorum.Yarın,öbürgün olacaklarla bağlamıyorum aşkımı.”Bir kez daha dinle yüreğinin sesini ve bana söyle Ey yar; aşk sana bu kadar yakınken,bu kadar içindeyken neden itiyorsun onu? Kendini inandır önce sonra çık yola…”Sensizim,geceyi izliyorum.Ay düşüyor gözlerime.Sigara üzerine sigara,duman duman özlem.Niye bitmiyorsun?Niye uzaklaştıramıyorum seni kendimden? Öylesine bendesin ki ölmüyorsun.Ölsen bende öleceğim sanki.Çıkarsan içimde,bütün kanımda seninle birlikte akıp gidecek.Öylesin sevdam kan gibisin…Gözlerim ağırlaşıyor evimde sessizlik,beynimde düşünceler.Güzel hayaller kabuslar birbirine karışıyor.Mavi umudum,deli sevdam yüreğimdesin..can gibisin.

Sonra aşkın yaraya dönüştüğü günler geldi.Sana: ‘ya sen nasılsın?’ diye sormazdım ama içim kanardı benim.Bitecekti bilirdim.Bitmeyecekmiş gibi davranmanın ruhuma verdiği eziyeti taşımanın ağırlığıyla ezilirdim.Bi sonra ki bölümünde ne olacağını bilmediğim bir romanın bilinmezliği gibi,uyandığım her yeni günün bilinmezliklerle dolu olması da böyle bir duygu içine sokardı beni…Ya bugün biterse ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: