Ted Mosby sendromu | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Ted Mosby sendromu

her insan evleneceği kişiyi merak eder ve gerçek aşkı arar durur. kişide gelecek korkusunun başladığı ve bir an önce evlenmek isteyerek evleneceği kişiyi bulmaya çalımasıdır ”ted mosby sendromu”. bilenler çoğunluktadır ama bilmeyenler için bahsedeyim. how i met your mother adlı dizide ki ted mosby karakteri çocuklarına anneleriyle tanışma hikayesini anlatıyor. dizi de zaten ted’in koskoca new yorkta gerçek aşkını ve dolayısıyla annelerini arama hikayesine dayanıyor. bu konu hakkında önceden değişik argümanlarda kullanılmıştı (bkz: doğru yerde doğru zamanda doğru kişiyle tanışmak) gibi. “evleneceğim insan şu an ne yapıyodur acaba”, “belki de şu an aynı sinema salonundayız” ” her gün durakta karşılaştığım şu kızla ilerde evlenir miyim acaba” gibi sorular beyninizi gereğinden çok kurcalıyorsa sizde de ted mosby sendromu olabilir.

konuyu daha da çok açmam gerekirse, insanoğlu dillere destan bir aşk yaşamak ve o aşkı yaşadığı kişiyle evlenmek ister. bundan dolayıdır ki ”o” kişiyi bulasıya kadar onlarca karşı cinsle flört eder, kimisiyle uyuşamaz ayrılır, yeri gelir artık aramaktan yoruldum der ama gene amacından vazgeçemez. tabiri caizse hollywood filmlerinde ki gibi bir aşk yaşamak ister. bu sendromun oluşmasında ki en önemli etken aslında ted mosby’nin durumuyla paralellik gösterip milyonlarca kişi arasından ruh ikizini bulamama korkusudur. hatırlarsanız how i met your motherın 5.sezonunun bir bölümünde şöyle bir diyalog vardı. ranjite; karınla severek mi evlendin ve nasıl birbirinizi buldunuz diye soru sormuşlardı ve ranjitte dedi ki: ben eşimle 18 yaşımdayken görücü usulüyle evlendim ve zamanla sevdim. yani severek evlenmedim, evlenince sevmeye başladım dedi ve grubun diğer elemanları biraz ranjite şaşırarak ama biz aşkı arıyoruz severek evlenmek istiyoruz, sen ne yapmışın gibi laf çarpıtmışlardı. işte sendromun kaynağı ve çözümüde bu diyaloglarda saklı. bahsettiğim gibi her insan severek evlenmek ister ama modern zamanlarda post modern kadın-erkek ilişkilerinde tüm şartların bir araya gelerek iki insanın karşılıklı aşk yaşaması yani hem kadının hem de erkeğin aynı anda birbirlerine aşık olma ihtimali çok düşüktür. çözüm olarakta geriye evlenince sevmek kalıyor.

bu durum sadece evlilik içinde geçerli değil. normal aşk ilişkisinde de geçerlidir. erkek bir bireyi ele alırsak eğer. sevgilisi olacak kızda onlarca kriter arar. misal çok güzel olması, yüz güzelliğinin olması, fiziğinin çekici ve hoş olması, çok kilolu olmaması ve bu şartlar olsa bile o da yetmez huyunun iyi olması, iyi aile kızı olması, çok para yememesi, gerektiğinde kızın hesabı ödemesi gerekliliği, evinin erkeğin evine yakın tarafta olması gibi gibi onlarca kriteri çıkmak istediği kızda arar. bu kriterlerin hepsine sahip bir kıza denk gelse bile, kızında erkeğe aşık olma ihtimali sizce % kaçtır? erkek böyle bir kızı bulursa eğer direk evlenmek ister, bunun ihtimali çok az olduğu içinde aramalarına devam eder ve onlarca kızla flört eder eder ayrılır. istediği gibi bir kızıda bulamayınca gelecek korkusu baş göstermeye başlar ve çokta yaşlanmadan artık üzümün çöpü armutun sapı demeyerek önüne gelen ilk kızla evlenir. bu birazda kafeste ki 1 tavuk dışarda ki yüzlerce tavuktan iyidir durumudur.

sorunun çözümüne gelirsek eğer siz siz olun karşınızda ki kişiye aşık olmayı bile beklemeyin. eğer ki fiziksel olarak beğeniyor ve kafalarınızda az biraz uyuşuyorsa -tabi uç kutuplarda olmamak şartıyla- zamanla zaten karşınızda ki kişiyi tanıdıkça seversiniz ve aşık olma ihtimali bile olabilir.

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kategori: Kişisel Yazılar