Tekmeyi Atan Belli Attıran Kim – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

Tekmeyi Atan Belli Attıran Kim

14445969_10154431187819713_3536337246826010063_n Geçtiğimiz günlerde Kurban Bayramının ilk günü ailesi ile bayramlaşmaya giden genç yaşlardaki bir kız kardeşimiz, insan postu giymiş bir canlı tarafından darp edilmişti ve haberlerde uzun süre kendisinin o tipsiz yüzünü görmek durumunda kalmıştık. Tekme atmasının sebebi de genç kardeşimizin şort giymesi olmuştu. Toplumun yapısına uygun değişmiş! Şahıs 48 saat içerisinde neyseki tutuklandı ve savcıya ifade verdi. Ancak bundan sonra daha komik bir olay oldu. Savcılık darp suçu ile değerlendirmeye aldı ve kişiyi saldı. Kamuoyunun ayaklanmasıyla 12 saat sonra bu sefer de halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği gerekçesiyle tekrar gözaltına alındı ve tutuklandı. Yani bu durumda şöyle düşünebiliriz, eğer ki kamuoyu sessiz kalsaydı bu oksijen israfından başka birşey olmayan adam aramızda dolaşacaktı.

Bir diğer konu da bu adamın akrabalarının kendisi hakkında psikolojik sorunları olan bir kişi olarak açıklama yapması. Evet olabilir, mümkündür. 3 kere de hastaneye yatırıldığının raporu olduğu açıklanmıştır. Bu da olabilir. Ancak bu kişinin bir güvenlik görevlisi olduğu da açıklandı. Bu işte olamayacak bir durum. Psikolojik rahatsızlıkları olan bir insan zaten kendisi güvensiz bir ortam oluşturmaktadır. Burada sorulması gereken soru bu oksijen israfından başka işe yaramayan canavarı hangi güvenlik şirketi işe almıştır? Bu güvenlik şirketi neden açıklanmamaktadır? Güvenlik şirketinin ortakları kimlerdir? Güvenlik şirketinin böyle güvenilmeyecek bir kişiyi işe alması konusunda güvenlik şirketinde herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır? Bu soruları soran bir gazete veya gazeteciye rastlamak mümkün değil. STK veya siyasi partilerden bile bu soruları sorana rastlamadım.

Bu konu hakkında bir çok teori öne sürebiliriz. Bunlaran biri de, ülkemiz en az 10 yıldır toplumsal ayrışmanın zirve yaptığı zaman içerisinde yer almakta. Bunun büyük kesim olarak iki kesime ayıracak olursak muhafazakarlar ve laik yanlıları olarak ayırabiliriz. Muhafazakar kesim geçmişte kendilerine zulüm uygulandığına inandığı için laik yanlılarından öc almak adına kendi aralarında bir kamplaşma yarattı (tabi dış desteklerle). Her alnı secdeye vuranı bağırlarına bastılar, Cumhuriyetin altını oydular. Bunun sonucunda da yıllardır laik yanlılarının uyardığı FETÖ ortaya çıktı ve halk olarak büyük bir facia atlatıldı. Artık muhafazakar kesim bile İslam adı altında çalışma yapanların arkasında dış destekli güçlerin olduğunu kabul eder hale geldi. Ancak kendilerinin içlerine yerleştirilmiş olan uzun yılların birikimi olan laik kesime karşı olan kinleri hala bitmedi. Hatta FETÖ denen terör örgütünün oluşmasının temel sebeplerinden biri de laik kesim olarak hedef gösterildi. Ancak her türlü İslami grubun arkasında zaten dış destekli güçlerin olduğunun farkına varabilmiş değiller. Dış müdahaleler genel olarak radikal olan her bir düşünce sistemi veya inançtan yararlanmaktadır. Yani İslam inancı da bunun bir parçasıdır.

Şort davasında bu durumu ele alacak olursak, bu adam evet kendi sözde inancının ahlaki boyutundan dolayı tekme attığını kabul etmiş olabilir ancak, bu oksijen israfı olan canlının akıl hocaları kimlerdir? Bu oksijen israfı herhangi bir tarikat veya cemaate üye midir? Bunlar araştırılmış mıdır? Yani kısacası tekmeyi atan belli de, tekmeyi attıran kimdir? Bunun kesinlikle belirlenmesi gerekmektedir. Şayet bu belirlenmez ise, ülke de buna benzer olaylar üzerinden ülkenin huzurunu kaçıracak sosyolojik felaketlere neden olması kaçınılmazdır. Bunun ucunun dokunacağı yerler belirlendikten sonra bunun kamuoyuna tüm ayrıntıları ile açıklanması ve doğuracağı sonuçlarının neler olacağı anlatılmalıdır. Ancak bunun için herhangi bir çalışmanın yapılmamış olması hem üzücü hem de korkutucudur. İstihbaratların yaptığı operasyonlar sadece terör eylemleri veya silahlı eylemler olmamaktadır. Bu veya buna benzer olaylar ile de büyük çaplı operasyonlar yapabilmektedir. Bunun literatürde örnekleri sıkça görülmektedir. Bu yüzden hükümet, muhalefet ve STK’ların derhal bu konunun üzerine gitmesi gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: