Televizyon izlememek

son zamanlarda neredeyse türk gençliğinin abartısız olarak %99’nun yaptığı bir eylemsizliktir televizyon izlememek. daha yeni yeni hayatımıza monte edilmeye çalışılan ip tv ve tivibu gibi atraksiyonlarla televizyon çağının iyice kökü kazınmaktadır zaten. televizyon denilen olgu ve içindeki televizyon kanallarının yayınladıkları programların gayesi size sunulanı şartsız kabul etmenizdir. en basite indirgersek olayı eğer, örnek olarak x kanalında perşembe gecesinin programı rutin olarak ana haber bülteni, haberden sonra dandik ve vasat bir türk dizisi, diziden sonra da recep ivedik-2 filmi yayınlanacak diyelim. bu açık açık seyirciye bunu izleyeceksin diye bir dayatmadır. işte bu dayatmayı kişisel tercih meselesiyle reddetmek ve benim arslanlar gibi netim varken haberleri girerim iki haber sitesine oradan öğrenirim, senin bana dayattığın o vasat ve dandik dizi yerine tamamen kendi tercihim olan kaliteli diziyi izlerim ve senin bana yayınlayacağın o filmi izlemeyi canım istemediği için kendime giderim 500 days of summer’ı açar izlerim demek ve senin tv kutusuna alternatif olarak yaşayacağın paralel bir evren de yaşama hakkının tamamen sende olması dolayısıyla televizyon izlemeyi kafadan mantıksız hale getiriyor zaten. bu reddedişinde altında ben ne kadar marjinal ve anarşistim deme havasıda yatmıyor.

televizyon izlememe nedenlerinin en başında gerçektende vasatın altı kalitesinde olan tüm kadın programları, izdivaçlar, yarışmalar ve dizilerle gösterilen filmlerin kalitesizliği gelmektedir. olayı açacak olursak eğer, kadın programlarından başlayalım. hangi aklı selim insan ve üniversite öğrencisi birisi giderde derya baykalın ve seda sayanın programlarını izler. onlarda kendinden birşey bulur ve o programlarla hoş ve eğlenceli bir zaman geçirir. o sabah saatlerinde yayınlanan envai çeşit yemek programlarıyla kadın programlarını günlük takip eden insan o saatlerde çalışmıyorsa hayatını boşa harcıyor demektir, üniversite öğrecisiyse duruu gerçekten vahim bir haldedir.

izdivaçlara gelirsek eğer ister esra erol’un ki olsun isterse zuhal topal’ın ki olsun ciddi ciddi oturupta birbirlerine eş arayan ve milletn uçkurunun derdine düşen insanlar gerçekten aciz bir durumdadır. hayatta ki en büyük meramı, x hanımın kendisine uygun gördüğü z beyin teklifini kabul edip etmeyeceğinin merakı ise bırakın o aciz insan kendi dünyasında yaşamaya devam etsin.

birbirinden dandik yarışmalara gelirsek eğer. evcilik oyunu, survivor kızlar-erkekler ve yemekteyiz yarışmaları. sanırım bu konuda pekte konuşmak yersiz kalacak. arif olan tarifi anlar.

son olarak dizi ve filmlere de bakacak olursak eğer. cuma’ya kalsa, türk malı gibi dizileri sitcom veya komedi dizisi diye görücüye sunan kanalları, melekler korusun, aşk-ı memnnu, yaprak dökümü ve bilumum dandik dizileri izlemeyi istemek ne kadar doğrudur. veya bunları beğenerek her hafta takip edecek kıvama gelen insanın beğeni eşiği hakkında yorumu nasıl yapabiliriz. veyahut ola ki kırkı yılda bir izlemek isteyebileceğiniz kalite bir film gösterilecek. peki zırt pırt reklam girecek olan, en minimal kan sahnelerinin bile kesileceği, sigaranın sansürlenerek mozaikleneceği, sevişme sahnelerinin hiç gösterilmeyeceği ve küfürlerin bibleneceği bir filmden mi daha çok hazzalırsınız veyahut internette veya cdsini alarak başka mecralarda aynı filmi bu saydıklarımın hiçbiri olmadan izlemekten mi daha fazla hazzalırsınız.

toparlamam gerekirse tv izlememek tamamen kişisel bir tercih olup, genellikle ve %100 emin olmamla beraber bu tv izlemeyen kitlenin tamamı gençlerden oluşmaktadır. sadece azımsanmayacak bir çoğunluğun tv’de ki tercihi haftasonları okan bayülgenin bütün programları (disko kralı, medya kralı), tv açık kaldığı sürece boyunca ekrana bakmasa bile sesiyle yetineceği bir şekilde 7/24 ntvspor, dünya kupası gibi extrem örneğe giren futbol maçları ve birazda ucundan da olsa cuma ve cumartesi günleri tv-8’de ki bay tahmin programının dışında tvye bakan yoktur ve bakanların tercihide bu şekildedir.

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •