Timur İmparatorluğu ve Timur – OturanBilge – Güncel Blog Sitesi

Timur İmparatorluğu ve Timur

timur-imparatorlugu-timur-kimdir-turk-mu

 

Arap kaynaklarına göre 728 (1327-1328) yılında çay ardı (Mâverâünnehir) Keş şehrine bağlı Hoca Ilgar köyünde dünyaya gelen Timur, Barlas kabilesine mensup olan Turagay’ın oğlu idi.Timur’un soyu ile ilgili olarak kaynaklarda iki farklı görüş hakimdir: Bu görüşlerdenbirincisine göre Timur asil bir soya mensuptu; yani babası Heratsultanı Hüseyin’in emirlerinden ve devlet erkanından birisiydi, annesi iseCengiz Han soyundan gelmekteydi. İkinci görüşe göre, Timur’un babası, Sultan Hüseyin’in emirlerinden biri olmadığı gibi, aksine ayak takımından birisiydi ve dolayısıyla Timur da soylu bir kişi değildi. İbn Haldûn da Timur’un Cengiz Han soyundan geldiğini söylemekle birlikte, soyunun Cengiz Han’a nasıl ulaştığını bilmediğini ifade etmektedir. Timur gerçekten Cengiz Han soyundan gelmiş olsadır, Timur’un idareyi nasıl ele geçirdiği anlatılırken de ifade edileceği üzere, tahta Cengiz Han soyundan birisini oturtmak ve ülkeyi onun adına yönetmek ihtiyacı hissetmezdi. Timur’un Cengiz Han ile aynı soydan geldiğini göstermek amacıyla sahte bir soy kütüğü düzenlendiği de araştırmacılar tarafından ortaya konulmuştur. Ayrıca, Timur’un “Han” ünvanı kullanmayıp Mâverâünnehr bölgesine hâkim olduktan bir süre sonra Moğol hükümdârının kızı ile evlenmesi ve bundan dolayı “Gürgân” (Han Güveyisi) lâkabını alması da onun Cengiz Han Soyundan gelmediğinin bir diğer delilidir.


Bizans kaynaklarında ise kökeninin İskit Türk’ü olduğu ve kuzeyli olarak adlandırıldığı görülmüştür. Bunun bu şekilde değerlendirilmesinin nedenini Altınordu Devletine yapmış olduğu seferlerden kaynaklı olabileceği söylenmektedir. Bir diğer görüşe göre ise Asyalı olduğu için İskit olduğu söylenmektedir.
Ancak Türk ve diğer yabancı kaynaklara göre Timur’un hayatı ile ilgili kesin bir bilgi olmadığıdır. 1336 yılında, (On İki Hayvanlı Türk Takvimine göre Sıçan yılında) Keş şehri yakınlarındaki Hoca Ilgar köyünde doğmuş olup babası-nın adı Turagay, annesinin adı Tekina hatundu. Özbek Türkü bir aileden gelen Timur’un babası Turagay, Barlasların lideriydi. Turagay sadece Barlasların değil bütün Çağatay ulusunun beyiydi. Etnik kökeni Moğol olmadığı için “Han” unvanı yerine “Emir” unvanını kullanmaktadır. Timur ise Cengiz Han soyundan gelenlere damat olduğu için damat anlamına gelen Gürkani unvanına sahipti.
Timur’un hayatının ilk yıllarını geçirdiği Çayardı bölgesinde boylar arasında çatışmalar hakimdi. Timur böyle bir ortamda büyüdü. Girdiği bir çatışmada bacağından yara aldı ve bacağı aksamaya başladı. Bu yüzden de Farsçası olan Timurlenk yani Aksak Timur olarak anılmıştır. Çağatay Hanı’ı lideri Tuğluk Timur Çay ardı bölgesini ele geçirdikten sonra Timur bölgeyi terketmedi ve Tuğluk Timur’un emri altına girerek bağlılığını göstermiştir. Bunun üzerine Tuğluk Timur Keş kentinin yönetimini Timur’a bırakmıştır. Ancak Çayardı bölgesinin idaresine Tuğluk Timur oğlu olan İlyas Hocayı getirmiştir.
Tuğluk Timur’un oğlu olan İlyas Hoca bölgeyi yönetirken zalim bir şekilde yönetmiş ve bunun üzerine Timur ise bölgeyi terkederek kayınbiraderi olan Emir Hüseyin’in yanına gitmiştir. Ancak Horasan karışınca Emir Hüseyin ile birlikte Horasandan Çayardı bölgesine geri dönmüşlerdir. Çayardı bölgesine geldikten sonra Emir Hüseyin ile beraber Çayardı bölgesinin kontrolünü ele geçirmek hazırlıklara başlamışlardır. Uzun bir sürede Tirmiz, Belh ve Keş şehirlerini İlyas Hoca’nın elinden almış ve Çayardı bölgesinin kontrolünü ele almışlardır. Ancak bir süre sonra Timur ile Emir Hüseyin arasında çıkan anlaşmazlıklardan dolayı aralarında savaş çıkmıştır. Timur Emir Hüseyini Keş kentinde sıkıştırmış ve Emir Hüseyin teslim olmuştur. Emir Hüseyin yargılatılmış ve idam edilmiştir.
Timur Çayardı bölgesinde kontrolü tamamen ele almıştı ve bölgede devletini kurmuştur. Timur Cengiz Han soyundan Suyurgatmış Han’ı tahta çıkardıktan sonra Çağatay ulusunun kontrolünü kendi eline alarak hem bölgeyi hem halkı yönetmeye başlamıştır. Çağatay Hanlığına bağlı Harezm bölgesini ele geçirmek isteyen Timur bölgenin Hanı olan Hüseyin Sofi’ye bölge idaresini kendisine vermesi konusunda fakat Hüseyin Sofi bunu reddederek kanla alabileceğini söylemiştir. Timur’da bölgeye sefer düzenleyerek bölgeyi ele geçirmiştir.
Timur Toktamış Han’a yardım ederek Altınordu Devleti başına geçirmiştir. Toktamış Han ise bir süre sonra Tebriz’e saldırmış ve bölgeyi tarumar ederek yağmalamıştır. Bu duruma çok sinirlenen Timur hemen ordusunu harekete geçirmiş ve Gürcistan üzerine yürümüştür. Toktamış Han’ın Gürcülerle anlaşma yapmadan Tebrizi yağmalamayacağını düşünen Timur Gürcüler üzerinde hakimiyet kurmuştur. ardından 1391-1395 yılları arasında Altınordu Devleti üzerine seferler yaparak Altınordu Devletini yıkmış ve Rusların gelişmesine neden olmuştur.
Altınordu Devletinin yıkılmasından sonra Timur rotasını güneye çevirmiş ve Azerbaycan, Dpğu Anadolunun bazı şehirleri ve Bağdat’ı ele geçirmiştir. Anadolu’da Osmanlı hakimiyetine girmek istemeyen bazı beylikleri himayesi altına aldıktan sonra Semerkant’a dönerek Hindistan’ın fethi için hazırlıklara başladı.
1397-1398 yıllarında Hindistan seferine çıkan Timur Hindistan ile savaşa girmiş ve savaşta atları fillerden ürktüğü için savaşı kaybetmek üzereyken askeri dehalılığını konuşturarak bir kaç taktik girişiminde bulunmuştur. Adamlarına üçgen şeklinde demirden çatallar yaptırıp araziye döktürtmüştür. Fillerle saldıraya geçtiği zaman Hintliler Timur ordusunu geri çekerek demir çatallı araziye çekmiştir. Fillerin ayaklarına batan demir çatallar filleri ürkütmüş ve filler geri kaçmaya çalışınca geride duran Hint ordusunu ezmiştir. Savaşın sonralarında toparlanan Hintliler ile tekrar mücadeleye girmeden önce Timur 500 deve yükü kadar sazlık kamış getirtmiş ve bunların içerisini yağ doldurtup fitil koydurmuştur. Hintliler ile başlayan mücadele esnasında bu kamışlar yakışarak fillere doğru atılmış ve ateşten korkan filler yine arkada bulunan Hint ordusunu ezip geçmiştir. Bir süre sonra Timur Hindistan’ı fethetmiştir (1399). Bölgedeki ganimetleri ele geçiren Timur savaşta kullanılan filleri de ele geçirdi.
1400 yılına gelindiğinde Osmanlı ve Memlükler kaybettikleri toprakları Timur’dan geri almıştır. Bunun üzerine Timur Anadoluya tekrar girmiş ve Sivasa kadar almış bölgeyi tahrip etmiştir. Memlüklerin içerisinde bulunduğu iç karışıklıklarından yararlanarak güneye Halep, Humus, Şam gibi Suriye topraklarını ele geçiren Timur ardından Bağdat’ıda alarak yeniden Semerkant’a dönmüştür.
Suriye ve Irak topraklarındaki bölgeleri ele geçirirken Yıldırım Beyazıt ile mektuplaşmaya başlayan Timur uzun bir mektuplaşmadan sonra savaş kararı almıştır. Bu sırada Beyazid kaybettiği toprakları geri alarak Erzurum’a kadar ilerlemiştir ve Timur’un himayesindeki beyliklere saldırmıştır. Bunun üzerine Timur, büyük ordusu ile Anadolu’ya girmiş ve Kayseri ve Kırşehir üzerinden Ankara’ya gelerek şehri kuşattı. Bu sırada Beyazıt da Ankara’ya yaklaşmıştır. Timur bunun üzerine Ankara kuşatmasını kaldırarak Çubuk Ovası’na geldi ve savaşa hazırlandı. Timur Ankara Savaşına fillerle gelmiştir. Bu onun sadece fetihlerinin yanı sıra büyük bir stratejist olduğunun göstergesidir. Bunun yanı sıra ‘Küresel cephanecilik’ sistemi ile seferlerine güç katmayı başarmıştır.
Doğu Anadoluya yürüyen Beyazıt Timur ile karşılaşacağını sanmış ancak Timur biraz daha kuzeyden geldiği için Ankaraya önceden varmıştır. Timur Çubuk Ovasında su kaynağının olduğu daha iyi bir yere konuşlanmış ancak Beyazit manevra hatası yaparak Çubuk ovasında kurak ve kötü bir bölgeye düşmüştür. Savaş esnasında ise Osmanlı ordusu sol kanadını kaybetmiştir. Bu sırada Tatarlar ve bazı Anadolu Türkmen boyları Timur’un safına geçmiş ve Beyazıt kendi ordusuyla kalmıştır. Bunun sonucunda Beyazıt esir düşerken, şehzadeler ise devletin önde gelenlerin yardımıyla kaçmıştır. Osmanlı Devleti Fetret Dönemine girmiştir 1402.
Anadolunun fethi sırasında Timur Beyazıt’ın ihya ettiği beyliklere kendi kontrol haklarını vermiş ve himayesi altına almıştır. Osmanlı’nın Fetret Dönemine girmesiyle Bizans’ın ömrü 50 yıl dah aartmıştır. Bizans Timur’un kendilerine saldırmaması adına Timur’u hoşnut tutmak için hediyeler armağan etmiş ve himayesini tanımıştır. Timur Osmanlı, Bizans, Anadolu Beylikleri ve Memlüklüleri himayesi altına alarak ülkesine geri dönmüş ve Çin’in fethi için hazırlıklara başlamıştır. Çin fethi için yola çıkan Timur 1403’de Çin yolundayken Otrar dolaylarındayken hastalanmış ve ölmüştür.
Timur Türk tarihinin en büyük stratejistlerinden biridir denilse yalan olmaz. Stratejistliğinin haricinde teşkilatlanma yapısı ve zekasını kullanarak yaptığı hamleler ile büyük topraklara hükmetmiştir.
Timur ölümünden sonra vasiyeti olarak devletin başına Pir Muhammed’in geçmesini istemiş ancak bu gerçekleşememiştir. Oğulları ve torunları arasında taht kavgaları başlamıştır. Çin seferini düzenlemek isteseler de taht kavgaları nedeniyle başarıya ulaşamamıştır. Devlet parçalanmıştır. Parçalanan bölgelerin kontrolünü oğulları ve torunları kontrol etmeye çalışmıştır.
Şahruh, Çayardı bölgesini alarak Semerkant dolaylarını oğlu Uluğ Bey’in idaresine verdi. Onlar zamanında bölgede; ilim, sanat ve özellikle edebiyat alanında gelişmeler kaydedildi. Uluğ Bey zamanında Çayardı, Cuci soyundan olan Özbeklerin akınlarına maruz kalmıştır. Uluğ Bey’den sonra Çayardı’nda iktidarı ele geçiren Ebu Said, durumu toparlamaya çalıştıysa da başarılı olamadı.
Devletin batısındaki bölgeyi idare eden Timur’un oğulları Akkoyunlu ve Karakoyunlularla mücadeleye girmiş ancak başarasız olarak bölgeyi kaybetmiştir. Devletin doğu bölgesinde ise Moğol baskıları artmış ve devletin doğusundaki topraklar kaybedilmiştir. Timurlulardan sadece Hüseyin Baykara, Horasan’da tutunabildi. Ancak bir süre sonra Özbekler Herat’a girerek Horasan’ı ele geçirdiler. Böylece Özbekler, 1507 yılında Timurluların saltanatına son verdiler.
Timur Hanedanlığından Babür ise Özbeklerle uzun bir süre mücadeleye girmiş ancak başarısız olmuş daha sonra ise Hindistan’a giderek burada uzun süre ayakta duracak olan Babür Devletini kurmuştur.
Görülmektedir ki Timur askeri dehalığı ve iyi bir yöneticiliği ile devletini kurmuş, toprakları ele geçirmiştir. Özellikle Timur’un devlet yapılanmasını eski Türk devlet yapılanmalarını örnek alarak yapmış ve hatta Tanrı’dan kut alarak devletin yönetiminin kendisinde olduğunu İslam içerisine entegre ederek Allah’tan aldığı vazife ile Müslüman toprakları koruyacağına ve Müslümanlığı yayacağını dile getirmiştir. Ancak Timur’un fethettiği bölgelerde yaşayan halkların zaten Müslüman olması planlarının daha çok geniş topraklara hükmetme amaçlı olduğunu söyleyebiliriz. Timur dini kullanarak istediği gibi geniş topraklara hakim olsada cihan hakimiyetini gerçekleştirmeye ömrü yetmemiştir.
Timur’un vasiyetinin yerine getirilmeyişi, hatta taht kavgalarının oluşması, devletin parçalara ayrılması ve devletin parçalara ayrılması ile ordunun bölünmesi, tahta geçenlerin de devlet yönetimini iyi şekilde yapamamaları çöküşü hızlandırmıştır. Hanedanlık üyelerinden sadece Babür’ün Hindistan’da kurmuş olduğu uzun süre ayakta kalabilen Babür Devleti’nden başka birşey kalmamıştır.

 

Kaynakça

YÜKSEL, Musa Şamil, Arap Kaynaklarında Timur, Bilig Dergisi, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi, 2004, S.31 s.85-126

KAYALI, Yalçın, Timur’un Hindistan Seferi, Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2014, S.6  2.179-192

PAYDAŞ, Kazım,  Timur’un Gürcistan Seferi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2006, C.16 S.1 s.419-437

OMOROV, Timurlan,  Türkistan’daki Özbek Hanlığının Kısaca Tarihi ve Özbek Boyları, TUBAV Bilim Dergisi, Ankara Üniversitesi, 2012, C.5 S.2 s.7-18

DAŞ, Mustafa, Bizans Kaynaklarında Timur İmajı, Tarih İnceleme Dergisi, Dokuz Eylül Üniversitesi, 2005, Aralık S.2 s.43-58

Timur İmparatorluğu, http://www.arsivbelge.com/yaz.php?sc=1237

Kaydet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: