Kişisel Gelişim! | OturanBilge - Güncel Blog Sitesi İçeriğe geç →

Kişisel Gelişim!

Kişisel gelişmişlik ya da kişisel gelişememişlik. İşte bütün mesele bu! kişisel gelişim kitapları, uzmanları, seminerleri, yorumlamaları ve olayları. kimine göre tam bir kepazelik emsaliyken kimine göre hayatın ta kendisidir. bundan sonraki yazımın geneline egemen olacak düşüncemi en başta belirteyim ki ”inanılmazsa yavan, inanılırsa şaheser konumu kazanan bir olgudur” bu kişisel gelişmişlik veya gelişememişlik durumu.

bana sorarsanız kişisel gelişim furyası bir ”sex filmi” gibidir. her daim erotik olmalıdır ve sizde bu olayla soft olarak ilgilenmelisinizdir. eğer nasıl ki ”sex filmimiz” hardcore geçtiğinde ve gang bang-rape tarzı sapkınlıklar işin içine girmeye başlayınca olayın doğasından kopmaya başlanırsa orada durmalısınız. bunun en güzel özeti şudur ki insana playboy kuşağındaki soft erotik filmler diğer hardcore tarzı inciğine kadar irdeleyen filmlerden daha çok haz veriyor ise sizde bu ”kişisel gelişim” new age furyasından aynı oranda yararlanmalısınız. işinize geldiğini kullanın ve olayın çok içine girip kaptırmayın. peki bunun ayrımına nasıl varacağız derseniz eğer küçük bir ip ucu. başınız ağrıdığında bir kağıda başım ağrımıyor diye yazıp o kağıdı yırtmakla elbette başınızın ağrısı geçmez. bu durumda gidin bir tane ağrı kesici alın. veya akşam yattığınızda ”yarın uyandığımda 10.ooo milyon dolarım olsun ve zengin olarak uyanayım” dediğinizde elbette bu işin gang bang’ne kaçmak demektir ki evren böyle kendisine gang bang yapılmasına izin vermeyeceği için elbette zengin olarak kalkmazsınız. işte beni bu new age kişisel gelişim furyasında ki ilgimi çeken tek konusu ”çekim yasası” kısmıdır ve benim soft olarak inandığım ve doğruluğuna teyit ettiğim alanı da budur.

şimdi olayı şu bakış açısından irdeleyip soyut bir kavramı mantıksal düzene oturtalım. yarın kalktığımda 10 milyon dolarım olsun demek yerine hayatımın geri kalan kısmında para sıkıntısı çekmeden en azından günümüz türkiye şartlarında ortalama insan gelirinden bir iki gıdım daha fazla para kazanayım derseniz işte o zaman bazı taşlar yerine oturmaya başlar. bence olayın kilit noktası, ”kendi beyninizi ikna edemediğiniz bir şeyi genele kabul ettiremezsiniz”. misal asgari bir maaşınız olmasına rağmen ”ey evren yılbaşında kendime ferrari almak istiyorum. çekim yasasını uygula ve ben ferrari alayım” dediğinizde beyninizi ikna edemezseniz. ve beynininiz size ”hadi lan” derse evrende size ”hadi lan” diyebilir. ama siz şöyle derseniz en büyük hayalim hayatımda bir defa da olsa ferrari ile 2 saatlik tur atmak derseniz işte bu gerçekleşebilir. şöyle ki artık çeşitli firmalar belli bir miktar karşılığında müşterilerine pistlerde en lüks araçlarla -ferrari-porsche- sürüş keyfi yaşatabiliyor. hemde grupanya tarzı sitelerde bu tarz sürüş keyifleri için indirimler yapılıyor.

sanırım olayı biraz mantıksal düzene oturtmaya başlıyoruz. aslında ”evren evren” dediğimiz veya ”çekim yasası” dediğimiz otobana giriş tabi ki dinsel ve tanrı gişesinden geçiyor. itiraf.com da bir yazı görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti. kadının biri, ”evrene her gün mesaj gönderdim hayalimdeki erkekle sevgili olmak istiyorum diye ve sağlam olsun diyede allah’a dua ettim ve o hayalimdeki erkekler şimdi sevgiliyim ama bu seferde ben ondan sıkıldım ve sevmiyorum” diye yazı yazmıştı. gelen yorumlardan bir tanesi de çok vurucuydu. ”Sen tarifi evrene yapıp duayı Allah’a okursa böyle hatlar karışır arkadaşım!” http://www.itiraf.com/941585/Cekim_yasasi/

ben küçükken 25 yaşına gelmeden yapılacaklar listesi hazırlamıştım ve daha 25’ime gelmeden o listenin %90’ının gerçekleştirdim. bunlardan size ufak birer kubleler sunmak istiyorum şimdi…

-ben ve kuzenim bmwleri çok severiz. küçük yaşlarda bir gün altımıza bir bmw alarak fethiye sokaklarında beraber turlamak ve hisarönüne o arabayla gitmenin hayallerini kurardık her gün ve her gün. ve bir gün ne oldu bakalım tahmin edin. evet kuzenimin babası bir tane bmw 520 i aldı. ben hisarönün de bir otelde müdürlük yaparken bir gün mesai bitiminde kuzenim arabayla çıkageldi otele ve biz daha küçükken gerçekçi olarak imkansızı istediğimiz zamanların hayallerini gerçekleştirerek beraber bmw ile hisarönünde ve fethiye’de gezdik, dolaştık, tur attık. daha sonra ki yıllarda diğer eniştem bu sefer yeni kasa bmw 5. 20 aldı ve bu sefer biz yeni model bmw ile gezdik fethiye’de sabahlara kadar. istediğimiz olmuştu ve şuanda bile 2 tane bmw ile bu şansa sahibiz.

-bir başka emsalden bahsedecek olursam eğer 2 yıl öncesinde gerçekleştirmiş olduğum istanbul seyahati. geçen senelerde bu isteğime çok yaklaşmıştım ama bir türlü istanbul’a gitmek nasip olmamıştı. bir gün olaylar tamamen spontane gelişti ve ben hayaliminden birini daha gerçekleştirerek, yaklaşık 1 ay boyunca istanbul’da gezmiştim. hem bu 1 aylık seyahatim boyunca kendimden daha çok sevdiğim ve değer verdiğim bir arkadaşımla vakit geçirmiştim. o listeyi hazırlarken hiç kalımın ucuna bile gelmezdi ve gerçekleştirebileceğimden pek umut etmezdim bu istanbul gezisini ama gerçekçi olarak kendimce imkansızı istedim ve bugün o bir zamanlar imkansız gibi duran istanbul gezimi çoktan gerçekleştirmiş oldum.

-son olarak da başka bir örnek vereyim. fethiye’de katrancı diye bir kamp alanı var. bizde bazen tatillerde buraya kampa gelir ve yaklaşık 2-3 hafta çadır kurardık. burada karşılaştığım ve yaklaşık 3-4 senedir tanıdığım bir kadına hayran olarak adeta aşık olmuştum. her yaz sadece 2 hafta görüşebilirdik ve sonra herkes evine döndüğü için ayrılırdık. o yıllarda kadınla muhabbetim iyiydi ama ona hayranlığımı ve sevgimi dillendiremezdim sadece arkadaş olarak görüşüyorduk. bunun nedeni hem onun istanbul’da benim ise izmir’de yaşadığım hem de aramızda ki yaklaşık 9 yaş olan yaş farkından dolayı. onu sadece uzaktan sevebiliyordum ve sadece hayallerimde cinsel birliktelik yaşatabiliyordum. ve bir gün kendimi onun evinde bularak yanında kaldığım 3-4 gün boyunca hayallerimde ki cinsel birlikteliği gerçeğe dönüştürmüştüm. hayatımın en güzel günlerini geçirmiştim. tamamen büyük bir şansa bağlı olarak bu aşık olduğum kadınla birlikte oldum ve kamp zamanlarında yalnızca çadırın arkasından gizli gizli bakabildiğim bu kadına zamanında canlı kanlı dokundum, dudaklarını öptüm, gözlerinin içine baktım ve ellerini tuttum. gene bu ve buna benzer peşinden abartısız 2 sene koştuğum hayalimde ki sarışın kızla 2 sene sonunda yazın rüyalar gibi tatil yapmak ve diğer çeşitli isteklerim gerçek oldu.

işte şimdi benim yeni bir hayalim var: ”i have a new dream”. belki gene imkansızı istiyorum ve bu sefer cidden sıyırmış olabilirim ama geçmişte olanlar gelecek için beni ümitli tutuyor. kişisel gelişim dedik, çekim yasası çekim yasası dedik, sabah uyandığımda ferrarim olsun demekle olmaz o işler dedik. önce soyutu mantıksal tartıya oturt ondan sonra doğru hamlelerle hedefini 12den vur dedik. peki benim yeni hayalimi nedir ve ben bu yeni rüyamı nasıl gerçeğe dönüştürebilirim?

öncelikle hayalim dartın tam ortasında bulunan ve vurması en zor gözüken ve en çok zahmet isteyen ”12” numaralı noktayı belirliyorum. bu nedir benim için? bu benim için ingiltereye temelli taşınmak ve eğer olursa türk vatandaşlığından çıkarak ingiliz vatandaşı olmak. peki bu ingiltereye taşınma ve orada işe girerek yerleşmeyi nasıl yapabilirim. olayımı mantıksal bir düzene çoktan oturttum bile. şuanda öğrenci halimle bunu yapmam imkansız. ama ben bunları bunları ve şunları şunları yaparak ingiltereye taşınabilir ve orada bol gelirli bir işe girebiliriim. peki neler yapmalıyım? öncelikle kpssyi kazanmalıyım. peki ya sonra? sonrasında ileride bana çok lazım olacak ingilizceyi advanced seviyesine çıkarıp girmek istediğim kurum olan ”dhmi” ve ”hava trafik kontrollüğü” sınavı başvuru şartında aranılan ”kpdsden en az 70” almak şartını yerine getirmeliyim. belki mayıs kpdsde olmaz ama en geç 2012 kasım kpdsde en az 70 alacak seviyede çalışmalıyım. peki bunları nasıl yapabilirim? temmuza kadar kapasitemin %80’inini kpssye ayırıp aynı zamanda her gün kpdsye yönelik ”effortless english” çalışarak, yaklaşık 1000 sayfaya yakın ingilizce makaleler okuyarak temmuza kadar biraz temeli oluşturmak. ondan sonra kpssde 92 civarı alarak temmuzdan sonra ki kasıma kadar 4 aylık süreçte, günün 24 saatinin 14 saatini full kpdsye ayırıp bu sefer ingilizcenin analizine girerek kpds teknikler, taktkler, çözüm yollarını öğrenip ezberleyerek 4 ay ona hazırlanmak ve yaklaşık 12 aylık bir süreçte kpss-92, kpds-75 alarak dhminin hava trafik kontrollüğü sınavına başvurmak. orada da kurum sınavları ve eğitimi tamamlayıp işe girmek. buraya kadar her şey normal. peki ingiltere faslı nasıl olacak? atclik de iyice piştikten ve rateli olduktan sonra ”air traffic control job description uk” formatında fırsatları kovalayıp orada ki sınavlara girerek hedefi 12den vurmak. kimse doğuştan robin hood olup oku 12den vuramaz belki ama okçuluk gibi bir sporda ancak çalışarak, emek harcanarak geliştirilebilir ki misal itü de okçuluk kulübü vardır.

işte olayın özeti az çok budur. yarın kalktığımda milyonlarım olsun demek yerine kpssyi kazanıp a tipi kadrolardan birine girsem veya x bankasında müfettş yardımcısı olup 3.500 tl alsam demeliyiz…

Sjackson

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Kategori: Güncel