Sesimi duyan var mı?

İletişim..

Ne kolay,ne çabuk,ne hızlı…

Peki bunca insanın içinde onca ses barındırması,bir türlü birilerine ulaşamaması,nasıl iletişim kuracağını bilemeyen insanların birbirinin canını yakması tuhaf değil mi?

İletişim kolay,zor olan ne?

Bir dolu iletşim aracı eksik olan ne?

Çok mu saklı kaldı içimizde geçmişler,geleceğe dair kaygılar?Şimdi hepsi birden dökülmek isterken birbirlerine mi karışıyorlar?

Belkiler,keşkelere sıkışıp kalırken anlatmak çok mu zor?

Bize pek anlatmayı öğretmiyorlar sanırım.Okullar da ezberletiyorlar hep..Ezberletip anlattırıyorlar..Dinlettiriyorlar..

Dinlemiyorlar.

Sonra dinleyen seyirciler oluyoruz..

Konuşmak istediğimizde elimize yüzümüze bulaştırıyoruz..Çünkü dinleyen yok,

Çünkü anlatmayı bilmiyoruz..

Bu yorucu kovalamanın ardından..Kopya skandalları,ergenekonlar,Libya ya giden gemiler doktorlar,Özel tahsis Sağlık Bakanlığı uçakları,Sokaklarda öldürülen kadınlar,İletişim kuramayan siyasetçiler,Yok olup giden zenginlikler..

Dinlemeye devam ettiğimiz hikayeler..

Sonra gün geliyor uzak ülkelerde sesimi duyan var mı?diyen insanların çığlıklarının nasıl acıya dönüştüğünü görüyoruz..

Mısır’da,Libya’da,Irak’ta,Suriye’de..

Artık birbirimizi duymanın zamanı geldi..Cepten,internetten,tvlerden değil..

Yüzyüze,gerçekte…

Sesimi duyan var mı?demeden önce…….

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •